ح ي ق (ḪYG)
H-y-k
Allah buyurur ki: وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِهِ يَسْتَهْزِئُونَ Böylece alay konusu ettikleri akıbetin pençesine düşerler (11/Hûd 8); وَلاَ يَحِيقُ الْمَكْرُ السَّيِّئُ إِلاَّ بِأَهْلِهِ Oysa kötü niyetli komplolar, sadece düzenleyicilerini tuzağa düşürür (35/Fatır 43); yani: Gelmez, isabet etmez. Deniyor ki: Bunun aslı, حَقَّ olup زَلَّ ve زَالَ gibi değişim geçirmiştir. فَأزَلََّهُمَا الشَّيْطَانُ Fakat şeytan onların ayaklarını kaydırarak (2/Bakara 36) âyetindeki فَأزَلَّهُمَا ifâdesi, أزَالَهُمَا şeklinde de okunmuştur. ذَمَّهُ ve ذَامَهُ de bu türden bir farklılıktır.