ح ف د (ḪFD̃)
H-f-d
Allah buyurur ki: وَجَعَلَ لَكُمْ مِنْ أزْوَاجِكُمْ بَنِينَ وَحَفَدَةً Bu eşlerinizden size çocuklar, torunlar verdi (16/Nahl 72); âyette geçen حَفَدَة sözcüğü, حَافِد kelimesinin çoğuludur. Bu da, akraba olsun yabancı olsun, canla başla insanın hizmetine koşan kimsedir. Müfessirler der ki: Onlar, torunlar vb kimselerdir. Bunun nedeni, hizmetlerinin daha samimi olmasındandır.
Şair şöyle der:
118- حَفَدَ اْلوَلاَئِدُ بَيْنَهُنَّ
118- Kızlar, aralarında torunladılar.
فُلاَنٌ مَحْفُودٌ : Yani: Falan mahdûmdur. Bunlar da iki kız kardeş ve hısımlardır.
Duada: إلَيْكَ نَسْعَى وَنَحْفِدُ Sana doğru koşar ve hizmet ederiz, denmiştir. وَسَيْفٌ مُحْتَفِدٌ : Hızlı kesen/keskin kılıç demektir. el-Asma’î der ki: حَفْد kelimesinin aslı, adımı peş peşe atmak/onları birbirine yetiştirmektir.