ح ل ف (ḪLF)
H-l-f
124- تَدَارَكْتُمَا اْلأَحْلاَفَ قَدْ ثُلَّ عَرْشُهَا
124- Siz, sözleşme yapanlara sonradan yetiştiniz; tahtı devrilmeye yüz tuttuğunda.
Yani: İşlerinin yolunda gitmesi sona erecekken. Kişinin arşı ise, işlerinin bel kemiğini oluşturan şeydir.
حَلِف ’in aslı, insanların birbirinden sözün doğruluğuna ilişkin aldıklar yemindir. Ayrıca, her tür yemin için de kullanılır. Allah buyurur ki: وَلاَ تُطِعْ كُلَّ حَلاََّفٍ مهِينٍ Çokça yemin eden, görüş ve analizde yüzeysel bakan kimseye uyma (68/Kalem 10); حَلاََّف , yani: Çokça yemin eden.
Yine buyurur ki: يَحْلِفُونَ بِاللّهِ مَا قَالُوا Onlar söylemediler diye Allah adına yemin ederler (9/Tevbe 74); وَيَحْلِفُونَ بِاللّهِ إِنَّهُمْ لَمِنْكُمْ وَمَا هُمْ مِنْكُمْ Onlar sizden olmadıkları hâlde, sizden olduklarına Allah adına yemin ederler, (9/Tevbe 56); يَحْلِفُونَ بِاللّهِ لَكُمْ لِيُرْضُوكُمْ Sizi razı etmek için Allah’a yemin ederler (9/Tevbe 62).
شَيْءٌ مُحْلِفٌ : İnsanı yemine sürükleyen şey demektir. كُمَيْتٌ مُحْلِفٌ : deyimi, siyah-kırmızı karışımı mı yoksa sarı-kırmızı karışımı mı olduğunda şüphe edildiğini; biri onun siyah-kırmızı karışımı olduğuna yemin ederken, diğerinin sarı-kırmızı karışımı olduğuna yemin ettiğini anlatır.
مُحَالَفَة : Her birinin diğerine yemin etmesidir. Ayrıca salt anlamda her tür bağlılık için de kullanılır. Bu açıdan bir kişinin anlaşmalısına حِلْفُ فُلاَنٍ وَحَلِيفُهُ denir.
Peygamber (sas): لاَ حِلْفَ فِي اْلإِسْلاَمِ İslâm’da hiçbir hilf (özel dostluk antlaşması) yoktur, buyurmuştur.
Falan adam حَلِيفُ اللِّسَانِ ’dır demek, dili sivridir; söze başlar, dur durak demeden devam eder. Aynı anlamda حَلِيفُ اْلفَصَاحَةِ /fesahatin dostu denir.