ح ط ب (ḪŦB)
H-t-b
Allah buyurur ki: فَكَانُوا لِجَهَنَّمَ حَطَباً Cehenneme odun oldular (72/Cin15); yani: Yakmak için hazırlanan şey. حَطَبْتُ حَطَباً ve اِحْتَطَبْتُ denir ki: Odun yaptım ve odun edindim, demektir.
Sözünü karıştırana: حَاطِبُ لَيْلٍ /gece odun toplayan denir; çünkü: O, ipine koyduğu şeyi göremez. حَطَبْتُ لِفُلاَنٍ حَطَبًا : Biri için çalışmak demektir.
مَكَانٌ حَطِيبٌ : Odunu bol olan yer; نَاقَةٌ مُحَاطِبَةٌ : Odun yiyen dişi deve manasındadır. Allah buyurur ki: حَمَّالَةَ الْحَطَبِ Odun hamalı olarak (111/Mesed 4); bu ifâde söz konusu kadının laf dolaştırmasından kinâyedir.
حَطَبَ فُلاَنٌ بِفُلاَنٍ : Bir kişinin biriyle çalışmasıdır. فُلاَنٌ يُوقِدُ بِالْحَطَبِ الْجَزَلَ /falan adam yaş odunla koca kütükleri yakar deyimi de bu anlamda bir kinâyedir.