ح ر ث (ḪRS̃)
H-r-s
Rivâyette kaydedilmiştir ki: أصْدَقُ اْلأَسْمَاءِ الْحَارِثُ İsimlerin en doğrusu el-Hâris’tir. Bunun nedeni ise, ismin kazanç manası taşımasıdır. اِحْرِثْ فِي دُنْيَاكَ ِلآخِرَتِكَ Dünyanda âhiretin için çalış diye bir rivâyet de vardır.
Yerin sürülmesinde kızıştırma manası düşünüldüğünden حَرَثْتُ النَّار denmiştir ki, ateşi kızıştırdım demektir. Aynı şekilde ateşin kendisiyle kızıştırıldığı şeye de مِحْرَث adı verilmiştir. Aynı kökten: اِحْرِثِ اْلقُرَآنَ Kur’ânı çok oku demektir. حَرَثَ ناَقَتَهُ Dişi devesini çalıştırdı anlamına gelir.
Muâviye, Ensâr’a: Nevâdihiniz ne oldu? diye sorunca, Onlar: Onları Bedir günü ektik, dediler. Allah buyurur ki: نِسَآؤُكُمْ حَرْثٌ لَكُمْ فَأْتُوا حَرْثَكُمْ أنَّى شِئْتُمْ Kadınlarınız sizin ekinlerinizdir. O hâlde, ekinlerinize dilediğiniz yoldan varın (2/Bakara 223); bu, teşbih yoluyla söylenmiş bir ifâdedir. Kadınlar sayesinde, insanlık türünün devamını sağlayan tohum ekilebilmektedir. Tıpkı, toprak sayesinde, her bitki ve hububatın devamını sağlayan tohumların ekilebilmesi gibi. وَيُهْلِكَ الْحَرْثَ وَالنَّسْلَ Ekini ve nesli mahvetmeye çalışır (2/Bakara 205) âyeti ise, her iki ekini de kapsamaktadır.