ح ض ر (ḪĐR)
H-d-r
وَإِذَا حَضَرَ الْقِسْمَةَ Eğer miras bölüşümü sırasında hazır bulunursa (4/Nisâ 8); وَأُحْضِرَتِ اْلأنْفُسُ الشُّحَّ Nefisler cimriliğe, bencilliğe eğilimlidirler (4/Nisâ 128); عَلِمَتْ نَفْسٌ مَا أحْضَرَتْ Her nefis ne getirdiğini öğrenecektir (tekvir 14); وَأعُوذُ بِكَ رَبِّ أنْ يَحْضُرُونِ Onların yanımda olmalarından da sana sığınırım, ya Rabb’i (Mü’minûn 98); bu kinâye türündendir. Yani: Bana cin gelmesinden demektir.
Deliler için de ölmek üzere olan insana da kinâye yoluyla مُحْتَضَر denir. Bu da Yüce Allah’ın: وَنَحْنُ أقْرَبُ إِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ الْوَرِيدِ Biz ona şah damarından daha yakınız (50/Kâf 16) ve: يَوْمَ يَأْتِي بَعْضُ آيَاتِ رَبِّكَ Rabbinin bazı mucizeleri geldiği gün (6/En’âm 158) âyetlerinde dikkat çektiği şeydir.
Allah buyurur ki: مَا عَمِلَتْ مِنْ خَيْرٍ مُحْضَراً O gün herkes yapmış olduğu her iyiliği karşısında bulur (3/Âl-i İmrân 30); Yani: Gözle görülebilen insanın yanında olan şey hükmünde. Allah buyurur ki: وَاسْأَلْهُمْ عَنِ الْقَرْيَةِ الَّتِي كَانَتْ حَاضِرَةَ الْبَحْرِ Onlara deniz kıyısındaki kasabanın halkının yaptığını sor (7/A’râf 163); Yani: Onun yakınında. تِجَارَةً حَاضِرَةً Peşin bir alış-veriş (2/Bakara 282) Yani: Peşin paraylı, nakit.
Allah buyurur ki: وَإِنْ كُلٌّ لَمَّا جَمِيعٌ لَدَيْنَا مُحْضَرُونَ Hepsi toplandığı zaman huzurumuza getirileceklerdir (36/Yâsîn 32); أُوْلَئِكَ فِي الْعَذَابِ مُحْضَرُونَ Onlar azapla baş başa kalacaklardır (34/Sebe’ 38); وَنَبِّئْهُمْ أَنَّ الْمَاءَ قِسْمَةٌ بَيْنَهُمْ كُلُّ شِرْبٍ مُحْتَضَرٌ Onlara suyun deve ile aralarında bölüştürüldüğünü, her içme zamanı geldiğinde suyunun hazır olması gerektiğini bildir (54/Kamer 28); Yani: Sırası gelen kişi bu suyu arkadaşlarının başına toplandığı bir sırada verecektir.
حُضْر : Çekilmek istendiğinde kendisi için at getirilen şeye tahsis edilmiştir. Bu açıdan أحْضَرَ الْفَرَسُ denir. اِسْتَحْضَرْتُهُ : Onların yanında olan حُضْر u istedim demektir. حَاضَرْتُهُ ve محُاَضَرَةً ve حِضَارًا : Bir kişiyle tartışmak karşılıklı delil getirmektir. Bu da hazır olmak, hazır etmek anlamındadır. Sanki her biri delilini getirmektedir ya da حُضْر kökündendir. جَارَيْتُهُ gibi. حَضِيرَة kendisi ile savaşa gidilen insanlardan bir topluluktur. Suya varmak da bu kelimeyle ifâde edilir. مَحْضَر hem حَضَرْتُ fiilinin mastarıdır hem de varılacak yer anlamına gelir.