ح س ر (ḪSR)
H-s-r
حَاسِر : Potansiyel güçlerini işlemekten aciz olandır. Aciz kimseye: حَاسِر ve مَحْسُورٌ adı da verilir. حَاسِر denmesi, onun potansiyel güçlerini bizzat kendisinin kullanmaktan aciz olması; مَحْسُور denmesi ise, yorgunluğun onu bunları kullanmaktan alıkoyması düşünüldüğündendir.
Yüce Allah’ın: يَنْقَلِبْ إِلَيْكَ الْبَصَرُ خَاسِأً وَهُوَ حَسِيرٌ Göz aradığı kusuru bulmaktan umudu kesmiş yorgun ve bitkin bir hâlde sana döner (67/Mülk 4) sözü ise, hem حَاسِر hem de مَحْسُور manasında olabilir. Allah buyurur ki: فَتَقْعُدَ مَلُوماً مَحْسُوراً Kınanmış ve eli boş kalmış bir hâlde oturuverirsin (17/İsrâ 29).
حَسْرَة kelimesi ise, elinden kaçırdığına üzülmek ve buna pişman olmaktır. Sanki, cahillik, kişinin elini kolunu bağlamış ve yapacağını ona yaptırmıştır; ya da aşırı üzgünlükten onun kuvvetlerini kontrol etmiştir, veyahut, elinden kaçıp gidenlere ulaşmasına mani olan bir yorgunluk kendisini yakalamıştır.
Allah buyurur ki: لِيَجْعَلَ لَهُ ذَلِكَ حَسْرَةً فِي قُلُوبِهِمْ Allah bu asılsız saplantıyı onların kalplerine çöreklenen acı bir hayıflanmaya dönüştürsün diye (3/Âl-i İmrân 156); وَإِنَّهُ لَحَسْرَةٌ عَلَى الْكَافِرِينَ Doğrusu Kur’ân kâfirler için bir üzüntüdür (69/Hâkka 50); يَا حَسْرَتَى علَى مَا فَرَّطْتُ فِي جَنْبِ للَّهِ Kişinin: Allah’a karşı aşırı gitmemden dolayı bana yazıklar olsun! (39/Zümer 56); كَذَلِكَ يُرِيهِمُ اللّهُ أعْمَالَهُمْ حَسَرَاتٍ عَلَيْهِمْ Böylece Allah, onlara bütün yaptıklarını hayıflanmalar biçiminde gösterir (2/Bakara 167); يَا حَسْرَةً عَلَى الْعِِبَادِ Yazıklar olsun şu kullara (36/Yâsîn 30). Melekleri tanımlarken ise, söyle buyurmaktadır: لاَ يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِهِ وَلاَ يَسْتَحْسِرُونَ O’nun katındakiler hiçbir büyüklük kompleksine kapılmaksızın ve hiç bıkmaksızın O’na ibâdet ederler (21/Enbiyâ 19); bu ifâde, لاَ يَحْسِرُون şeklinde söylenmesinden daha etkilidir.