ح ر ب (ḪRB)
H-r-b
108- وَالْحَرْبُ مُشْتَقَّةُ اْلمَعْنَى مِنَ اْلحَرَبِ
108- Savaş, mana yönünden ganimetten alınmıştır.
فَهُوَ حَرِيبٌ قَدْ حُرِبَ deyimleri, soyuldu, soyulmuş adam anlamına gelir. تَحْرِيب ise, savaşı kışkırtmaktır. رَجُلٌ مِحْرَبٌ savaşta kullanılan bir silah gibi iş gören kişi demektir. حَرْبَة : Savaşta bilinen bir alettir. Aslı ise, حَرْب veya حِرَاب ’tan olup فَعْلَة kalıbında gelmiştir. Bu açıdan مِحْرَابُ الْمَسْجِد (cami mihrabı) denmesinin nedeni, deniyor ki: Şeytan ve heva ile savaşmanın yeri olduğundandır.
Ayrıca: Bu adı almasının nedeni, insanın orada dünya işlerinden ve aklının dağınıklığından soyutlanmış olması gerektiğindendir diyenler de vardır. Öte yandan, asıl, evin mihrabı deyiminden alınmış olmasıdır; bu meclisin baş tarafıdır; sonra camiler yapılınca, ön tarafları bu adla anılmıştır diye de açıklanmıştır.
Mihrabın aslı mescittedir; bu, mescidin ön tarafını anlatmak için tahsis edilmiş bir isimdir; evin ön tarafının mihrap diye adlandırılması, mescidin mihrabına benzetilmesindendir. Bu görüş, sanki daha doğrudur. Allah buyurur ki: يَعْمَلُونَ لَهُ مَا يَشَاءُ مِنْ محَارِيبَ وَتَمَاثِيلَ İsteği uyarınca ona, mabetler, heykeller yapıyorlardı (34/Sebe’ 13).
حِرْباَء : Güneşi gördüğünde onunla savaşır gibi yapan bir haşeredir. حِرْباَء ise, çividir. Şekil olarak hirbâ diye bilinen haşereye benzediğinden bu adı almıştır. Nitekim benzerlik esas alınarak: ضَبَّة keler gibi ve كَلْب köpek gibi denmektedir.