ح ر ض (ḪRĐ)
H-r-d
حَرَض : Bir şey sayılmayan ve hayrı olmayan şeydir. Onun için ölmek üzere olana حَرِض adı verilir. Allah buyurur ki: حَتَّى تَكُونَ حَرَضاً Yatağa düşene kadar (12/Yûsuf 85). Bir şey insanı yıktığında أحْرَضَهُ كَذَا denir. Şair şöyle der:
110- إنِّي امْرُؤٌ نَابَنِي هَمٌّ فَأحْرَضَنِي
110- Ben hüznün yakaladığı ve yıktığı bir kişiyim.
حُرْضَة : Yoksulluk yüzünden kumarda kazanılıp dağıtılan etten başka et yiyemeyen kişidir.
تَحْرِيض ise: Çok süslemek, işin zorluğunu kolaylaştırmak gibi edimlerle bir şeyi teşvik etmektir. Bu, aslında haradı (değersizliği) ortadan kaldırmak gibidir. Tıpkı: مَرَّضْتُهُ hastalığını bertaraf ettim ve قَذَّيْتُهُ gözündekini temizledim fiilleri gibi. أحْرَضْتُهُ ise, bozdum demektir. Bu da, أقْذَيْتُهُ Onu pisliğin içine attım, fiili gibidir.