Sözlük

س م ر (SMR)

S-m-r

سُمْرَة : Siyah ve beyazın karışımından oluşan renklerden biridir. سَمْرَاء : Buğdaydan kinâyedir. سَمَار : Rengi değişmiş ince süttür. سَمُرَة : Renginden dolayı bu şekilde isimlendirilen bir ağaçtır.

سَمَر : Gece karanlığı. Bu anlamda şöyle denmiştir: لاَ آَتِيكَ السَّمَرَ وَالْقَمَرَ : Ne karanlık ne de ay olduğu gecede sana gelirim; (yani, hiçbir zaman sana gelmem). Gece yapılan konuşmaya سَمَر denir. Biri geceleyin konuşursa; سَمَرَ فُلانٌ denir. Bu anlamda şöyle denmiştir: لاَ آَتِيكَ مَا سَمَرَ ابْنَا سَمِيرٍ : Gündüz ve geceleyin konuşuldukça sana gelmem. مُسْتَكْبِرِينَ بِهِ سَامِرًا تَهْجُرُونَ : Âyetlerime karşı kibirlenerek geceleyin saçmalıyordunuz (23/Mü’minûn 67).

Bazılarına göre âyette geçen سَامِرًا kelimesi, سُمَّارًا anlamındadır; buna göre tekil çoğulun yerine konulmuştur. Bazıları da سَامِر ’den kastın karanlık gece olduğunu söyler. Bu kökten سَامِرٌ وسُمَّارٌ وسُمرَةٌ وسَامِرُون formları gelir. سَمَّرْتُ الشَّيْءَ : Bir şeyi esmerleştirdim/çiviledim. إبلٌ مُسْمَرَةٌ : Başı boş bırakılan deve. السَّامِرِيُّ : Sâmir adındaki bir adama nispet edilen kişi.

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →