س ل ق (SLG)
S-l-k
سَلْق : Zorla sermektir; bu, ya elle olur ya da dille. التَّسَلُّقُ عَلَى الْحَائِطِ /Duvara tırmanmak, sözü de bu kökten alınmıştır. Şu âyet de bu anlamdadır: سَلَقُوكُمْ بِأَلْسِنَةٍ حِدَادٍ : Sizi sivri dillerle incitirler (33/Ahzab 19). Kişi, eşini yatırıp onunla ilişkiye girdiğinde; سَلَقَ امرَأَتَهُ denir. Müseylime şöyle demiştir:
وإن شِئْتِ سَلَقْنَاكِ *** وإن شِئْتِ علىَ أَرْبَع -241
241- Dilersen seni yatırırız;
Dilersen de dört (ayak) üstünde.
سَلْق : Torbanın iki kulpundan birini diğerine geçirmendir.
سَلِيقَة : İnce ekmek (lavaş). Çoğulu سَلائِق şeklinde gelir. Farklı karaktere de سَلِيقَة denir.
Basık yere ise سَلْق denir.