س ك ر (SKR)
S-k-r
سُكْرَانِ : سُكْرُ هَوىً وَسُكْرُ مُدَامَةٍ -237
237- İki sarhoşluk; aşk sarhoşluğu ve şarap sarhoşluğu.
Ölüm sekerâtı da bu anlamdadır: وَجَاءتْ سَكْرَةُ الْمَوْتِ : Ölüm sekerâtı/sarhoşluğu geldi (50/Kaf 19). Sarhoşluğun kaynaklandığı şeye سَكَر denir: تَتَّخِذُونَ مِنْهُ سَكَرًا وَرِزْقًا حَسَنًا : Ondan hem seker/içki hem de güzel gıdalar edinirsiniz (16/Nahl 67). Ayrıca سَكْر suyun önünü kapatmaya denir; bu da kişi ve aklı arasında meydana gelen engel itibarıyladır. Set çekilen yere سِكْر denir.
إِنَّمَا سُكِّرَتْ أَبْصَارُنَا : Gözlerimiz döndürüldü (15/Hicr 15) âyetindeki سُكِّرَ fiili, kimisine göre سَكْر ’den kimisine göre de سُكْر ’den gelir. لَيْلَةٌ سَاكِرَةٌ : Sakin bir gece. Bu ifâde, sarhoşluktan kaynaklanan sükûnetten dolayı kullanılmaktadır.