Sözlük

ن و ش (NWŞ)

N-v-ş

نَوْش : Kelimesi, bir şeyin gücünü anlamak için onu ele almak, rakibini yoklamak, ona el ense çekmek, demektir. Şair şöyle der:

454- تَنُوشُ اْلبَرِيرَ حَيْثُ طَابَ اِهْتِصَارُهَا

454- (Bu ceylân) Muzun meyvelerini alıyor, olgunlaşıp eğildikleri yerden.

بَرِيرsözcüğü, muz ağacının meyvesidir. اِهْتِصَار ise, eğmektir. Bu anlamda هَصَرْتُ اْلغُصْنَ dalı eğdim, denir. تَنَاوَشَ اْلقَوْمُ كَذَا Topluluk şunu ele aldı. Allah buyurur ki: وَقَالُوا آَمَنَّا بِهِ وَأَنَّى لَهُمُ التَّنَاوُشُ مِنْ مَكَانٍ بَعِيدٍ Ve: O’na iman ettik, demektedirler. Fakat onlar için uzak bir yerden (imana) el sunmak nerede? (34/Sebe 52), yani: Onu uzak bir yerden nasıl alacaklar, kendi tercihlerine göre alabilme ve faydalanma imkânları varken, iman burunlarının dibindeyken iman etmedikleri hâlde bugün mü iman edecekler!

Bu da şu âyete işarettir: يَوْمَ يَأْتِي بَعْضُ آَيَاتِ رَبِّكَ لاَ يَنْفَعُ نَفْسًا إِيمَانُهَا لَمْ تَكُنْ آَمَنَتْ مِنْ قَبْلُ أَوْ كَسَبَتْ فِي إِيمَانِهَا خَيْرًا قُلِ انْتَظِرُوا إِنَّا مُنْتَظِرُونَ Ama Rabbinin (azab) işaretlerinin geldiği gün, daha önce iman etmemiş, yahut imanında bir hayır kazanmamış kimseye, artık inanması bir fayda sağlamaz. De ki: Bekleyin; biz de beklemekteyiz (6/En’âm 158).

التَّنَاوُشُ kelimesini hemzeli okuyanlar ise, ya buradaki vâv harfini hemzeye dönüştürmüşlerdir. Tıpkı, وُقِّتَتْ fiilinin أُقِّتَتْ ve أَدْوُرٍ fiilinin أَدْؤُرٍ şekline gelmesi gibi. Ya da kelimenin talep anlamındaki نَأْش kökünden geldiğini düşünmüşlerdir.

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →