Sözlük

ن ف ق (NFG)

N-f-k

Alıcısı bulunan, satılan, piyasada tükenen, giden şey için نَفَقَ الشَّيْءُ يَنْفُقُ denmektedir. Bu da:

1. Ya, satılması şeklinde gerçekleşir. نَفَقَ اْلبَيْعُ نَفَاقًا Satış, bitti, sona erdi, gibi. نَفَاقُ اْلأَيِّمِ Dulun satışı, ifâdesi de, نَفَقَ اْلقَوْمُ Topluluğun pazarı bitti, deyimi de bundandır.

2. Ya ölümle olur. نَفَقَتِ الدَّابَةُ نُفُوقًا Hayvan, çok fazla tahıl yeyip şişerek öldü, gibi.

3. Ya da yok olmak şeklinde gerçekleşir. Bu anlamda نَفِقَتِ الدَّرَاهِمُ تُنْفَقُ وَأَنْفَقْتُهَا paralar bitti, yok oldu.

إِنْفَاق ise, hem maldan hem de başka şeyden olur. Zorunlu da olabilir, gönüllü de. Allah buyurur ki: وَأَنْفِقُوا فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَلاَ تُلْقُوا بِأَيْدِيكُمْ إِلَى التَّهْلُكَةِ وَأَحْسِنُوا Allah yolunda mal harcayın da kendinizi ellerinizle tehlikeye atmayın ve güzel hareket edin. (2/Bakara 195); يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آَمَنُوا أَنْفِقُوا مِمَّا رَزَقْنَاكُمْ مِنْ قَبْلِ أَنْ يَأْتِيَ يَوْمٌ لاَ بَيْعٌ فِيهِ وَلاَ خُلَّةٌ وَلاَ شَفَاعَةٌ Ey iman edenler! Kendisinde hiçbir alış verişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin bulunmadığı bir gün gelmeden önce, size verdiğimiz rızıklardan Allah yolunda harcayın. (2/Bakara 254); لَنْ تَنَالُوا الْبِرَّ حَتَّى تُنْفِقُوا مِمَّا تُحِبُّونَ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ شَيْءٍ فَإِنَّ اللَّهَ بِهِ عَلِيمٌ Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) harcamadıkça, gerçek iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu hakkıyla bilir (3/Âl-i İmrân 92).

Yine buyurur ki: وَمَا أَنْفَقْتُمْ مِنْ شَيْءٍ فَهُوَ يُخْلِفُهُ وَهُوَ خَيْرُ الرَّازِقِينَ Her neyi hayra harcarsanız O, onun yerine başkasını verir. Hem O, rızık verenlerin en hayırlısıdır (34/Sebe 39); وَمَا لَكُمْ أَلاَّ تُنْفِقُوا فِي سَبِيلِ اللَّهِ -- لاَ يَسْتَوِي مِنْكُمْ مَنْ أَنْفَقَ مِنْ قَبْلِ الْفَتْحِ وَقَاتَلَ أُولَئِكَ أَعْظَمُ دَرَجَةً مِنَ الَّذِينَ أَنْفَقُوا مِنْ بَعْدُ وَقَاتَلُوا وَكُلاً وَعَدَ اللَّهُ الْحُسْنَى Neden siz Allah yolunda harcamayasınız ki? . Elbette içinizden, fetihten önce harcayan ve savaşan bir olmaz. Onların derecesi, sonradan infak eden ve savaşanlardan daha büyüktür. Bununla beraber Allah hepsine de en güzel sonucu vaad etmiştir (57/Hadîd 10).

Bunlara benzer âyetler pek çoktur.

Yüce Allah’ın: قُلْ لَوْ أَنْتُمْ تَمْلِكُونَ خَزَائِنَ رَحْمَةِ رَبِّي إِذًا لَأَمْسَكْتُمْ خَشْيَةَ الْإِنْفَاقِ De ki: Eğer siz Rabbimin rahmet hazinelerine sahip olsaydınız, fakirlik korkusunu yine de elden bırakmazdınız. (17/İsrâ 100). Buradaki infak korkusu, fakirlik korkusu demektir. Onun için أَنْفَقَ فُلاَنٌ deyimi, malı tükenip fakirleşti, demektir. Demek buradaki infak, şu âyetteki إِمْلَاقٍ imlak gibidir: وَلاَ تَقْتُلُوا أَوْلَادَكُمْ خَشْيَةَ إِمْلَاقٍ نَحْنُ نَرْزُقُهُمْ وَإِيَّاكُمْ Bir de geçim korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin, onlara da, size de rızkı biz veririz. (17/İsrâ 31).

نَفَقَة ise, sadaka olarak verilen şeydir. Allah buyurur ki: وَمَا أَنْفَقْتُمْ مِنْ نَفَقَةٍ أَوْ نَذَرْتُمْ مِنْ نَذْرٍ فَإِنَّ اللَّهَ يَعْلَمُهُ Her ne çeşit nafaka verdinizse veya ne türlü bir adak adadınızsa, Allah onu kesinlikle bilir (2/Bakara 270); وَلاَ يُنْفِقُونَ نَفَقَةً صَغِيرَةً وَلاَ كَبِيرَةً Onların, Allah yolunda yaptıkları küçük veya büyük her harcama (9/Tevbe 121).

نَفَق ise, bir yeri yarıp geçen yol, tünel veya ırmak demektir. Allah buyurur ki: وَإِنْ كَانَ كَبُرَ عَلَيْكَ إِعْرَاضُهُمْ فَإِنِ اسْتَطَعْتَ أَنْ تَبْتَغِيَ نَفَقًا فِي اْلأَرْض haydi gücün yetiyorsa yerin içine (inebileceğin) bir delik, . ara ki (6/En’âm 35).

Bu kökten gelen isimlerden biri de: نَافِقَاءُ اْليَرْبُوعِ وَقَدْ نَافَقَ اْليَرْبُوعُ وَنَفَقَ ifâdeleridir ki, aktavşanın hareketlerini tanımlar: Tarla faresi deliğine girdi, deliğinden çıktı, girip-çıktı.

نِفَاق da bu köktendir. Bu da, şerîate bir kapıdan girip başka bir kapıdan çıkmaktır. Yüce Allah: إِنَّ اْلمُنَافِقِينَ هُمُ اْلفَاسِقُونَ Şüphesiz münafıklar, fasıkların ta kendileridir (9/Tevbe 67). Yani Şerîatın sınırları dışına çıkanların. Yüce Allah, münafıkları müşriklerden daha kötü saymıştır: إِنَّ الْمُنَافِقِينَ فِي الدَّرْكِ اْلأَسْفَلِ مِنَ النَّارِ Şüphesiz ki münafıklar, cehennem ateşinin en aşağı derekesinde olacaklardır (4/Nisâ 145).

نَيْفَقُ السَّرَاوِيلِ Alt tarafa giyilen elbisenin bilinen geniş kısmıdır.

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →