ن ف ث (NFS̃)
N-f-s
نَفْث : Sözcüğü, azıcık tükürüğü atmaktır. Bu tükürmekten daha az olan kısmıdır. Efsun ve büyü yapanların hafif tükürerek üfürmeleri ise, نَفْثُ الرَّاقِي وَالسَّاحِر diye adlandırılmıştır. Allah buyurur ki: وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي اْلعُقَدِ Ve düğümlere üfleyen büyücülerin şerrinden, (Felak 4).
اَلْحَيَّةُ تَنْفُثُ السُّمَّ Yılan zehir akıtır deyimi de bu köktendir.
Bundan ayrı olarak: لَوْسَأَلْتَهُ نُفَاثَةَ سِوَاكٍ مَاأَعْطَاكَ Ondan misvakın döküntüsünü istesen, vermez. Yani, ondan bir kürdan istesen bile vermez.
دَمٌ نَفِيثٌ yaradan akan kirli kandır.
Bir atasözünde: لاَ بُدَّ لِلْمَصْدُورِ أَنْ يَنْفُثَ Kalbinden vurulanın ah çekmesi gerekir [Kalbinde saklı bir şey olanın onu bir şekilde dile getirmesi gerekir].