ن ح ل (NḪL)
N-h-l
نَحْلَة ve نِحْلَة kelimeleri bağış yoluyla verilen hediyedir. Bu, hibe kelimesinden daha özeldir. Çünkü, her hibe aynı zamanda bir nihledir, ancak her nihle bir hibe değildir. Bana göre bunun kökü de arıdan alınmadır. Burada onun çalışması baz alınmıştır. Sanki نَحَلْتُهُ ona bağışta bulundum demek, ona arının verdiğini verdim demek gibi olmaktadır. Yüce Allah’ın dikkat çektiği de budur: وَآَتُوا النِّسَاءَ صَدُقَاتِهِنَّ نِحْلَةً Kadınlara mehirlerini gönül hoşluğuyla verin. (4/Nisâ 4).
Hikmeti inceleyen bilgeler, derler ki: Arı, her çiçeğe konar, hiçbirine en ufak bir zarar vermez, hepsine en büyük faydayı verir. O, Yüce Allah’ın bildirdiği gibi, içinde şifa olanı vermektedir.
Kadının mihri de نِحْلَة diye adlandırılmıştır. Bu ismi almasının nedeni, bunun kadına herhangi bir mali karşılığı olmadan, sırf istifâde edildiğinden verilmiş olmasındandır. Aynı şekilde kişinin oğluna verdiği bağış da bu isimle anılmaktadır. Bu anlamda نَحَلَ اِبْنَهُ كَذَا، وَأَنْحَلَهُ denmektedir. نَحَلْتُ الْمَرْأَةَ Kadına hediye aldım, deyimi de bu köktendir.
اِنْتِحَال ise, bir şeyin kendine ait olduğunu iddia edip onu çalmaktır. Yine bu anlamda فُلاَنٌ يَنْتَحِلُ الشِّعْرَ Falan adam şiir intihâl eder, denir.
نَحِلَ جِسْمُهُ نُحُولاً deyimi de, incelikte arı gibi oldu. Kılıçlar için kullanılan نَوَاحِل formu, incelik, zariflik ve keskinlikleri düşünülerek söylenmiştir.
Bu kelimenin kökünü, نِحْلَة olarak almak da doğrudur. Bu durumda bal arısı, fiilinin güzelliğinden, dikkatliliğinden bu ismi almış olacaktır. Allah daha iyi bilir.