ن ش ر (NŞR)
N-ş-r
Yine buyurur ki: وَيَنْشُرُ رَحْمَتَهُ ve rahmetini her tarafa yayan O’dur (42/Şûrâ 28); وَالنَّاشِرَاتِ نَشْرًا Yaydıkça yayanlara, (77/Mürselât 3). Yani: Rüzgârları etrafa yayan melekler veya bulutları atmosfere yayan rüzgârlar.
Yayan anlamına gelen نَاشِر kelimesinin çoğulu نُشُر şeklindedir. Âyetteki bu kelime نُشُرًا şeklinde de okunmuştur. O zaman, Yüce Allah’ın وَالنَّاشِرَاتِ sözü gibi olur. سَمِعْتُ نَشْرًا حَسَناً yani, içinde övgü ve başkasının yer aldığı güzel bir konuşma dinledim ile, نَشِرَ اْلمَيِّتُ نُشُورًا Ölü, ölümden sonra dirildi, deyimleri de bu köktendir. Allah buyurur ki: وَإِلَيْهِ النُّشُورُ Dönüş ancak O’nadır (67/Mülk 15); بَلْ كَانُوا لاَ يَرْجُونَ نُشُورًا Aksine Onlar, öldükten sonra dirilmeyi ummamaktadırlar (25/Furkân 40).
Yine buyurur ki: وَلاَ يَمْلِكُونَ مَوْتًا وَلاَ حَيَاةً وَلاَ نُشُورًا öldürmeye, diriltmeye ve ölümden sonra tekrar diriltmeye güçleri yetmeyen (25/Furkân 3). Allah, ölüyü diriltti, o da dirildi. Allah buyurur ki: ثُمَّ إِذَا شَاءَ أَنْشَرَهُ Sonra dilediği vakit onu tekrar diriltir (Abese 22); وَالَّذِي نَزَّلَ مِنَ السَّمَاءِ مَاءً بِقَدَرٍ فَأَنْشَرْنَا بِهِ بَلْدَةً مَيْتًا Allah gökten belli bir ölçüye göre su indirdi. Biz onunla ölü bir memleketi dirilttik (43/Zuhruf 11).
Deniyor ki: Yüce Allah için kullanılan ölüyü diriltmekle ilgili نَشَرَ اللهُ اْلمَيِّتَ وأَنْشَرَهُ fiillerinin her ikisi de aynı anlamdadır. Gerçekte ise, نَشَرَ اللهُ اْلمَيِّتَ ifâdesi, نَشْرُ الثَّوْبِ elbisenin serilmesi sözünden alınmıştır. Bu anlamda Şair şöyle der:
440- طَوَتْكَ خُطُوبُ دَهْرِكَ بَعْدَ نَشْرٍ *** كَذَاكَ خُطُوبُهُ طَيًّا وَنَشْرَا
440- Çağının felaketleri seni dürdü iyice yayıldıktan sonra
Böyledir felaketleri dürerken ve yayarken.
وَجَعَلَ النَّهَارَ نُشُورًا Sizin için gündüzü de yayılıp çalışma yapan O’dur (25/Furkân 47). Yani: gündüzü etrafa yayılma ve kazanç arama zamanı yapmıştır. Nitekim buyurur ki: وَمِنْ رَحْمَتِهِ جَعَلَ لَكُمُ اللَّيْلَ وَالنَّهَارَ لِتَسْكُنُوا فِيهِ وَلِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِهِ Rahmetinden dolayı, Allah, geceyi ve gündüzü yarattı ki geceleyin dinlenesiniz ise O’nun lütuf ve kereminden arayasınız (28/Kasas 73).
اِنْتِشَارُ النَّاسِ İnsanların yayılması, kendi ihtiyaçlarını gidermek için çalışmalarıdır. Allah buyurur ki: ثُمَّ إِذَا أَنْتُمْ بَشَرٌ تَنْتَشِرُونَ Sonra da siz şimdi yeryüzünde dağılıp yayılan insanlar oluverdiniz (30/Rûm 20); فَإِذَا طَعِمْتُمْ فَانْتَشِرُوا وَلاَ مُسْتَأْنِسِينَ لِحَدِيثٍ Yemeği yediğinizde de hemen dağılın. Sohbet etmek için de izinsiz girmeyin (33/Ahzâb 53); فَإِذَا قُضِيَتِ الصَّلاَةُ فَانْتَشِرُوا فِي اْلأَرْض وَابْتَغُوا مِنْ فَضْلِ اللَّهِ Namaz kılındıktan sonra yeryüzüne dağılın ve Allah’ın lütfünden (nasibinizi) arayın (62/Cuma 10).
Kimisi de: نَشَرُوا fiili, اِنْتَشَرُوا manasındadır, der.
Bir kıraate göre ise: وَإِذَا قِيلَ انْشُرُوا فَانْشُرُوا Size: Yayılın, denilince de yayılın (58/Mücâdele 11) şeklinde okunmuştur.
اِنْتِشَار kelimesi ise, binek hayvanının damarlarının şişmesidir.
نَوَاشِر : Dirseğin iç tarafındaki damarlardır. Bu ismi almaları, yayılmış hâlde durmalarındandır. نَشَر ise, مُنْتَشِر yani, dağınık hâlde olan koyunlardır. Bu form, مَنْشُور menşûr anlamındadır, tıpkı, نَقَض kelimesinin مَنْقُوض anlamında olduğu gibi.
Yine bu anlamda olmak üzere: اِكْتَسَى اْلبَازِي رِيشًا نَشْرًا Şahin, yaygın, geniş, uzun bir tüy giyindi, denir.
نَشْر : Kuru ottur, bir yağmur yağdığında yayılır, yani: Dirilir, meme başı gibi bir şey çıkarır. Bu koyunlar için hastalık demektir. Bu anlamda: نَشَرَتِ اْلأَرْضُ فَهِيَ نَاشِرَةٌ Yer, memebaşı gibi otlarla doldu, denmiştir. نَشَرْتُ اْلخَشَبَ بِاْلمِنْشَارِ نَشْرًا Odunu, testere ile kestim/doğradım denir ki, bu yontma, kesme sırasında ondan dökülen parçalar baz alınarak söylenmiştir.
نُشْرَة ise, hastanın kendisiyle tedavi edildiği bir efsundur.