Sözlük

ن ح ر (NḪR)

N-h-r

نَحْر : Göğsün gerdanlık gelen kısmıdır. Buna bağlı olarak نَحَرْتُهُ nehartu fiili, bir kişinin boğazına isabet ettim, demektir. نَحْرُ اْلبَعِيرِ Devenin boğazlanması deyimi de bundandır. Abdullah’ın nüshasında şöyle denmiştir: فَنَحَرُوهَا وَمَا كَادُوا يَفْعَلُونَ Böylece, Onu boğazladılar; az kaldı, yapmayacaklardı (2/Bakara 71).

اِنْتَحَرُوا عَلَى كَذَا Deveyi kesmeye benzetme yapılarak, şunun üzerine dövüştüler, demektir. Ay için söylenen نَحْرَةُ الشَّهْرِ ونَحِيرُهُ ifâdesi, ayın başıdır. Kimisi de bir ayın en son günüdür, demiştir. Sanki bu, kendisinden öncekini kesmektedir.

Yüce Allah’ın: فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْ Öyleyse Rabb’in için namaz kıl ve kurban kes (108/Kevser 2) sözüne gelince, bu iki temel ibâdete dikkat edilmesi gerektiğine teşviktir. Bunlar da namaz ve hacda kurban kesmektir. Bunları yapmanın gerekli olduğunu göstermektedir. Bu, her dinde ve her ümmette bir vaciptir. Kimisi ise, namazda eli göğüs üzerine koymaya ilişkin bir emirdir, der. Kimisi de, şehvetini kontrol ederek nefsini öldürmektir, demektedir.

نِحْرِير ise, bir şeyi bilen ve onda mahir olan kimseye denir.

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →