ن ص ف (NṦF)
N-s-f
إِنَاءٌ نَصْفَانُ İçindeki yarıya kadar olan kap demektir. Yarıya gelen güne نَصَفَ النَّهَارُ وَانْتَصَفَ denir. نَصَفَ اْلإِزَارُ سَاقَهُ deyimi ise, kaftanı baldırının yarısına geldi, demektir.
نَصِيف ise, bir ölçektir; sanki, büyük ölçeğin yarısıymış gibi düşünülmüştür. Aynı şekilde, مِقْنَعَةُ النِّسَاءِ Kadınların maskesi, sanki, büyük maskenin yarısıymış düşünülmüştür. Bu manada Şair şöyle der:
444- سَقَطَ النَصِيفُ وَلَمْ تُرِدْ إِسْقَاطَهُ *** فَتَنَاوَلَتْهُ وَاتَّقَتْنَا بِاْليَدِ
444- (Kadının) Peçe düştü, onu düşürmek istemezdi;
Onu hemen kapıp aldı, elle kendini bizden korudu.
َبَلَغْنَا مَنْصَفَ الطَّرِيقِ Yolun yarısına geldik. نَصَف ise, küçüklük ile büyüklük arasında bulunan kadındır. İçkinin مُنَصَّف olanı, kaynatılarak yarısı buharlaşanı, demektir. Muamelede إِنْصَاف ise, adalettir. Bu da, arkadaşından verdiğinden fazla bir menfaat kazanmamak ve ancak ondan gördüğü zarar kadar zarar vermektir.
نَصَفَة kavramı, hizmette de kullanılmıştır. Bu bağlamda hizmet görene نَاصِف , çoğuluna نُصُف denmiştir. Bu da, hizmet görenin, aldığı fayda kadar efendisine faydalı olmasıdır.
اِنْتِصَاف ve اِسْتِنْصَاف ise, hakkını aramak, istemektir.