ق و ت (GWT)
K-v-t
قَاتَهُ يَقُوتُهُ قُوتًا fiili, bir kişiye yiyeceğini asgari düzeyde vermeyi anlatır. Bunun yanında أَقَاتَهُ يُقِيتُهُ fiili de, bir kişiye yiyecek olabilecek şeyleri sağlamaktır. Hadiste şöyle denmiştir: إِنَّ أَكْبَرَ الْكَبَائِرِ أَنْ يُضَيِّعَ الرَّجُلُ مَنْ يَقُوتُ Büyük günâhların en büyüğü, kişinin geçimini sağladığı kişileri zayi etmesidir.
Bu hadisin bir varyantında ifâde مَنْ يُقِيتُ geçimini sağladığı kişiyi, şeklinde geçmektedir.
Allah buyurur ki: وَكَانَ اللَّهُ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ مُقِيتًا Allah her şeyi gözetip karşılığını verir (4/Nisâ 85). Bu âyette geçen مُقِيتًا kelimesini, kimisi, muktedir, kimisi, koruyan, kimisi ise, şahit olarak yorumlamıştır. Gerçeği ise, Yüce Allah’ın her şeyin başında duran, onları koruyan ve besleyen olduğudur.
Ayrıca, مَا لَهُ قُوتُ لَيْلَةٍ onun bir gecelik yiyeceği yoktur, denir ki, bunun قِيتُ لَيْلَةٍ ve قِيتَةُ لَيْلَةٍ şeklinde söylenmesi de doğrudur. Bu tıpkı, yemek için hem طُعْم hem de طِعْمَةُ denmesi gibidir. Şair, ateşi tasvir ederken şöyle der:
376- فَقُلْتُ لَهُ اِرْفَعْهَا إِلَيْكَ وَأَحْيِهَا بِرُوحِكَ وَاقْتَتْهُ لَهَا قِيتَةً قَدْرًا
376- Ona dedim ki: Onu yanına kaldır ve dirilt onu
Ruhunla, ve onu çok değerli yiyeceklerle besle.