ق ص ف (GṦF)
K-s-f
Allah buyurur ki: أَمْ أَمِنْتُمْ أَنْ يُعِيدَكُمْ فِيهِ تَارَةً أُخْرَى فَيُرْسِلَ عَلَيْكُمْ قَاصِفًا مِنَ الرِّيحِ فَيُغْرِقَكُمْ بِمَا كَفَرْتُمْ : Yoksa sizi tekrar denize döndürüp, üzerinize kırıp geçiren bir fırtına gönderip, inkârlarınızdan ötürü sizi suda boğmasından güvende misiniz? (17/İsrâ 69). Bu, uğradığı ağaç ve binaları kırıp geçiren kasırgadır.
رَعْدٌ قَاصِفٌ : Sesinde kırılma olan şimşek. Bu anlamdan ut sesine قَصْف denmiştir. Bu kelime mecâzî anlamda her türlü eğlence için kullanılır.