ق ت ر (GTR)
K-t-r
رَجُلٌ قَتُورٌ وَمُقْتِرٌ : Cimri adam. وَكَانَ الْإِنْسَانُ قَتُورًا : İnsan çok cimridir (17/İsrâ 100) âyeti, insanın doğuştan cimri yaratıldığına işaret etmektedir. Tıpkı şu âyet gibi: وَأُحْضِرَتِ الْأَنْفُسُ الشُّحَّ : Nefisler cimriliğe, bencilliğe hazır/eğilimli kılınmıştır (4/Nisâ 128).
قَتَرْتُ الشَّيْءَ وَأَقْتَرْتُهُ وَقَتَّرْتُهُ : Bir şeyi azalttım. مُقْتِر : Fakir: وَعَلَى الْمُقْتِرِ قَدَرُهُ : Darda olan kendi gücü oranında (2/Bakara 236). Bu kelimenin aslı, kızartma, odun ve benzerlerinden yükselen duman anlamında olan قُتَار ve قَتَر kökünden gelir. Sanki yoksul ve cimri kişi, bir şeyin dumanını almaktadır. تَرْهَقُهَا قَتَرَةٌ : Onları bir karanlık/toz kaplar (80/Abese 41) âyeti, tıpkı; وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ عَلَيْهَا غَبَرَةٌ : O gün, öyle yüzler vardır ki üzerini toz bürümüştür (80/Abese 40) âyeti gibidir. Bu da yalan söylemekten dolayı yüzü kaplayan duman benzeri bir şeydir.
قُتْرَة : İnsan kutaresini; yani kokusunu muhafaza eden/tutan avcı pususudur. Çünkü avcı, avın ürkmemesi için kokusunu ondan gizlemeye çalışır. رَجُلٌ قَاتِرٌ : Zayıf adam; sanki hafiflik konusunda âdeta dumandır. Bu; هُوَ هَبَاءٌ sözü gibidir. اِبْنُ قِتْرَةَ : Küçük ve hafif olan bir yılan adıdır. قَتِير : Zırha çakılan çivilerin başlarına denir.