ق م ر (GMR)
K-m-r
قَمَر kelimesi, gökteki Ay demektir. Bu, içi dolmaya başladığında söylenir. O da üçüncü gününden sonraki dönemdir. Deniyor ki, bu ismi almasının nedeni, tüm gezegenlerin/yıldızların ışığını kazanması ve onu ele geçirmesindendir. Allah buyurur ki: هُوَ الَّذِي جَعَلَ الشَّمْسَ ضِيَاءً وَالْقَمَرَ نُورًا Senelerin sayısını ve hesabını bilesiniz diye Güneş’i bir ışık, Ay’ı da bir nur yapandır (10/Yûnus 5); وَالْقَمَرَ قَدَّرْنَاهُ مَنَازِلَ Ay’a gelince, ona menziller tayin ettik (36/Yâsîn 39); اقْتَرَبَتِ السَّاعَةُ وَانْشَقَّ الْقَمَرُ Kıyamet saati yaklaştı ve Ay da yarıldı (54/Kamer 1); وَالنَّهَارِ إِذَا جَلاَّهَا Güneş’in ardından gelen Ay’a (Şems 2); كََلاَّ وَالْقَمَرِ Hayır, ant olsun Ay’a (74/Müddessir 32).
Ay ışığına/mehtaba ise, قَمْرَاء adı verilmiştir. Onun için bir kişiyle mehtapta gitmek تَقَمَّرْتُ فُلاَنًا şeklinde ifâde edilir. Ay ışığında bozulan kırba için قَمَرَتِ الْقِرْبَةُ denmektedir. Aynı kökten حِمَارٌ أَقْمَرُ sözü, kır merkep manasına gelir. Bir kişiyi, bir şey hakkında kandırmak da كَذَا خَدَعْتُهُ عَنْهُ şunu hile yoluyla ondan aldım, deyimiyle anlatılır.