ع ن د (AND̃)
A-n-d
Allah buyurur ki: وَمَا عِنْدَ اللَّهِ خَيْرٌ وَأَبْقَى : Allah katında olan, daha hayırlı ve daha süreklidir (42/Şûra 36); وَعِنْدَهُ عِلْمُ السَّاعَةِ : Kıyamete dair bilgi de O’nun yanındadır (43/Zuhruf 85); قُلْ كَفَى بِاللَّهِ شَهِيدًا بَيْنِي وَبَيْنَكُمْ وَمَنْ عِنْدَهُ عِلْمُ الْكِتَابِ : De ki; benimle sizin aranızda şâhit olarak Allah ve yanında kitap ilmi bulunan yeter (13/Ra’d 43); yani onun hükmünde. فَأُولَئِكَ عِنْدَ اللَّهِ هُمُ الْكَاذِبُونَ : Onlar Allah katında yalancıların kendileridirler (24/Nûr 13); وَتَحْسَبُونَهُ هَيِّنًا وَهُوَ عِنْدَ اللَّهِ عَظِيمٌ : Bunun önemsiz olduğunu sanıyorsunuz. Halbuki bu, Allah katında çok büyük bir suçtur (24/Nûr 15); وَإِذْ قَالُوا اللَّهُمَّ إِنْ كَانَ هَذَا هُوَ الْحَقَّ مِنْ عِنْدِكَ فَأَمْطِرْ عَلَيْنَا حِجَارَةً مِنَ السَّمَاءِ أَوِ ائْتِنَا بِعَذَابٍ أَلِيمٍ : Hani demişlerdi ki: Ey Allah’ımız; eğer bu, gerçekten Senin katından ise; bize gökten taş yağdır, yahut acıklı bir azap getir (8/Enfâl 32); yani O’nun hükmü altında ise.
عَنِيد : Yanındaki şeyi beğenen kişi. مُعَانِد : Yanındaki şeyle övünen kişi. Allah buyurur ki: أَلْقِيَا فِي جَهَنَّمَ كُلَّ كَفَّارٍ عَنِيدٍ : Siz ikiniz, atın cehenneme; her inatçı kâfiri (50/Kâf 24); كَلَّا إِنَّهُ كَانَ لِآَيَاتِنَا عَنِيدًا : Hayır, hayır! O âyetlerimize inatla karşı çıkıyor (74/Müddessir 16).
Bazılarına göre, عَنُود formu da عَنِيد gibidir. Ancak ikisi arasında bir fark vardır. Çünkü عَنِيد , inat edip muhâlefet edendir. عَنُود ise bilerek sapandır/direnendir. Onlara göre, بَعِيرٌ عَنُودٌ denir, fakat بَعِيرٌ عَنِيدٌ denmez. عُنَّد kelimsi, عَانِد ’in çoğuludur. عَنُود ’un çoğulu ise عَنَدَة şeklinde gelir. عَنِيد ’in çoğulu da عِنَد şeklinde gelir. Bazıları der ki; عُنُود kelimesi, yoldan sapmak anlamındadır. Fakat عَنُود görülen yoldan sapan; عَنِيد ise hükmen yoldan sapan anlamındadır. عَنَدَ عَنِ الطَّرِيقِ : Yoldan saptı. Bazılarına göre عَانَدَ fiili hem لاَزَمَ /yapıştı, hem فَارَقَ /ayrıldı anlamındadır. Onların her ikisi de değişik iki açıdan عَنَدَ kökünden gelmektedir; tıpkı بَيْن kelimesinin farklı iki açıdan hem bitişme hem ayrılma anlamlarına geldiği gibi.