Sözlük

ع ط و (AŦW)

A-t-v

عَطْو : Almak. مُعَاطَاة : Teslim etmek. إِعْطَاء : Vermek. Allah buyurur ki: قَاتِلُوا الَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ وَلَا بِالْيَوْمِ الْآَخِرِ وَلَا يُحَرِّمُونَ مَا حَرَّمَ اللَّهُ وَرَسُولُهُ وَلَا يَدِينُونَ دِينَ الْحَقِّ مِنَ الَّذِينَ أُوتُوا الْكِتَابَ حَتَّى يُعْطُوا الْجِزْيَةَ عَنْ يَدٍ وَهُمْ صَاغِرُونَ : Kendilerine kitap verilenlerden Allah’a ve âhiret gününe inanmayan, Allah ve Resûlünün haram kıldığını haram saymayan ve hak dini kendine din edinmeyen kimselerle, küçülerek elleriyle cizye verinceye kadar savaşın (9/Tevbe 29).

عَطِيَّة ve عَطَاء formları, bağış anlamına özgü kılınmıştır: هَذَا عَطَاؤُنَا فَامْنُنْ أَوْ أَمْسِكْ بِغَيْرِ حِسَابٍ : Bu, bizim bağışımızdır. Artık ister hesapsızca ver, ister tut (38/Sâd 39). يُعْطِي مَنْ يَشَاءُ [Dilediğine verir]. وَمِنْهُمْ مَنْ يَلْمِزُكَ فِي الصَّدَقَاتِ فَإِنْ أُعْطُوا مِنْهَا رَضُوا وَإِنْ لَمْ يُعْطَوْا مِنْهَا إِذَا هُمْ يَسْخَطُونَ : Sadakalar hakkında sana dil uzatanlar vardır. Onlara verilirse hoşnut olurlar, verilmezse, hemen öfkeleniverirler (9/Tevbe 58).

أَعْطَى الْبَعِيرُ : Deve boyun eğdi. Bu sözün asıl anlamı, devenin başını verip/uzatıp çekinmemesidir. ظَبْيٌ عَطُوٌّ وَعَاطٍ : Ağaç yapraklarını yemek için başını kaldıran geyik.

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →