ع ت ق (ATG)
A-t-k
عَتِيق : Zaman, mekân veya derece açısından öne geçen. Bunun için eski olana da, değerli olana da ve kölelikten kurtulana da عَتِيق denir. Allah buyurur ki: وَلْيَطَّوَّفُوا بِالْبَيْتِ الْعَتِيقِ : Eski Ev’i (Kâbe’yi) tavaf etsinler (22/Hac 29). Kâbe’nin bu şekilde isimlendirilmesi, onun, zorbaların küçük düşürerek onu ele geçirmelerinden hep korunduğu içindir. عَاتِقَان : İki omuz arasına denir; çünkü bedenin diğer kısımlarından daha yüksektir. عَاتِق : Kocadan âzâd olmuş genç kız [evlenmemiş kız]; çünkü evli olan kız, köle [durumunda]dır/başkasına aittir. عَتَقَ الْفَرَسُ : At ileri geçti. عَتَقَ مِنِّي يَمِينٌ : Önceleri benden bir yemin sâdır oldu. Şair şöyle der:
عَلَيَّ أَلِيَّةٌ عَتُقَتْ قَدِيمًا *** فَلَيْسَ لَهَا وَإِنْ طُلِبَتْ مَرَامُ -309
309- Öteden beri üzerimde bir yemin vardır; İstense de onun bir hedefi yoktur.