ع ش ر (AŞR)
A-ş-r
عَشَرْتُهُمْ أَعْشِرُهُمْ : Onların onuncusu oldum. أَعْشُرُهُمْ : Mallarının onda birini aldım. عَشَرْتُهُمْ : Mallarını ona tamamladım. Bu da dokuzu ona çıkarmanla olur. مِعْشَارُ الشَّيْءِ : Bir şeyin onda biri: وَمَا بَلَغُوا مِعْشَارَ مَا آَتَيْنَاهُمْ : Bunlar, öncekilere verdiklerimizin onda birine erişmemişlerdi (34/Sebe’ 45).
نَاقَةٌ عُشَرَاءُ : Gebeliği üzerinden on ay geçen deve. Çoğulu عِشَار şeklinde gelir: وَإِذَا الْعِشَارُ عُطِّلَتْ : Gebeliğinin onuncu ayındaki develer kendi hâline bırakıldığı zaman (81/Tekvîr 4).
جَاءُوا عُشَارَى : Onar onar geldiler. عُشَارِيّ : Uzunluğu on zira olan şey. عِشْر : (Develeri) susuz bırakmada kullanılır [Develerin dokuz gün susuz bırakılıp onuncu günde su içmeye götürülmeleridir]. إِبِلٌ عَوَاشِرُ : Onuncu günde su içirilen develer. قَدَحٌ أَعْشَارٌ : Kırık fincan. Bunun asıl anlamı fincanın on parça olmasıdır. Şairin şu sözü de bu anlamdan istiâre edilmiştir:
بِسَهْمَيْكِ فِى أَعْشَارِ قَلْبٍ مُقَتَّلِ *** وَمَا ذَرَفَتْ عَيْنَاكِ إِلاَّ لِتَضْرِبِى -319
319- Gözlerin, zaten yaralı olan parçalanmış bir kalbe sadece iki okunla vurmak için yaşarıyor .
العُشُور : Mushaflarda on âyeti gösteren işaret. تَعْشِير : Eşek anırmasına denir; çünkü eşek peş peşe on kez anırır. عَشِيرَة : Adamın kendileriyle çoğaldığı akrabalarıdır; yani onlar kişi için tamsayı konumundadırlar. Nitekim on sayısı da tamsayıdır. Allah buyurur ki: وَأَزْوَاجُكُمْ وَعَشِيرَتُكُمْ : Eşleriniz, akrabanız (9/Tevbe 24). Böylece عَشِيرَة , adamın kendileriyle çoğaldığı akrabalarından oluşan her topluluğa ad olmuştur.
عَاشَرْتُهُ : Destekleme konusunda onun için on kişiye bedel oldum. وَعَاشِرُوهُنَّ بِالْمَعْرُوفِ : Onlarla iyi geçinin (4/Nisâ 19). عَشِير : İster akraba, ister tanıdık olsun, dost olan kişi.