ع ث و (AS̃W)
A-s-y
عَيْث ve عِثِيّ kelimeleri birbirine yakın anlamlı iki kelimedir. Tıpkı جَذَبَ ve جَبَذَ (çekti) kelimeleri gibi. Ancak şu var ki, عَيْث kelimesi, daha çok duyularla görülen fesat konusunda; عِثِيّ ise hükmen görülen fesat konusunda kullanılır. Bu kökten عَثِيَ يَعْثَي عِثِيًّا /Bozgunculuk yaptı, yapmaktadır formu kullanır. Şu âyet de bu formda gelmiştir: كُلُوا وَاشْرَبُوا مِنْ رِزْقِ اللَّهِ وَلاَ تَعْثَوْا فِي اْلأَرْضِ مُفْسِدِينَ : Allah’ın verdiği rızıktan yiyin, için ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın (2/Bakara 60). Bu kökten عَثَا يَعْثُو عُثُوًّا formu da gelir. أَعْثَى : Siyahımsı bir renktir. Budala ahmağa da أَعْثَى denir.