Sözlük

ع ص م (AṦM)

A-s-m

عَصْم: إِمْسَاك /tutmak. اِعْتِصَام : اِسْتِمْسَاك /Sımsıkı tutmak. Allah buyurur ki: لَا عَاصِمَ الْيَوْمَ مِنْ أَمْرِ اللَّهِ : Bugün Allah’ın emrinden koruyacak yoktur (11/Hûd 43); yani ondan koruyacak hiçbir şey yoktur. Âyeti; “Korunacak kimse yoktur”, şeklinde yorumlayanlar, عَاصِم kelimesinin مَعْصُوم anlamında olduğunu demek istememişlerdir; onlar sadece ondan kastedilen anlama işaret etmişlerdir. Zira bu iki kelime birbirinden ayrılamazlar; onlardan hangisi meydana gelirse, diğeri de onunla meydana gelmiş olur. Allah buyurur ki: مَا لَكُمْ مِنَ اللَّهِ مِنْ عَاصِمٍ : Sizi Allah’tan koruyacak yoktur (40/Mü’min 33). اِعْتِصَام : Bir şeyi tutmaktır: وَاعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللَّهِ جَمِيعًا : Allah’ın ipine hepiniz sımsıkı yapışın (3/Âl-i İmrân 103); وَمَنْ يَعْتَصِمْ بِاللَّهِ فَقَدْ هُدِيَ إِلَى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ : Kim Allah’a sımsıkı bağlanırsa, kesinlikle doğru yola iletilmiştir (3/Âl-i İmrân 101).

اِسْتَعْصَمَ : اِسْتَمْسَكَ /Sıkı sıkıya tutundu; sanki kötülük işlemekten kendisini koruyacak şeyi talep etmiştir. Allah buyurur ki: قَالَتْ فَذَلِكُنَّ الَّذِي لُمْتُنَّنِي فِيهِ وَلَقَدْ رَاوَدْتُهُ عَنْ نَفْسِهِ فَاسْتَعْصَمَ : Kadın dedi ki: İşte hakkında beni kınadığınız şahıs budur. Ben onun nefsinden murat almak istedim. Fakat o, (bundan) şiddetle sakındı (12/Yûsuf 32); yani kendisini koruyacak şeyi aradı. وَلَا تُمْسِكُوا بِعِصَمِ الْكَوَافِرِ : Kâfir kadınları nikâhınızda tutmayın (60/Mümtehine 10).

عِصَام : Kendisiyle korunan; yani bağlanılan şey. عِصْمَةُ اْلأَنْبِيَاءِ (Peygamberlerin ismeti); Yüce Allah’ın, önce kendilerine özgü kıldığı cevher saflığıyla; sonra onlara verdiği bedenî üstünlüklerle; sonra onlara yardım edip ayaklarını sağlamlaştırmakla; sonra onlara sekine indirmekle/iç huzuru vermekle, kalplerini korumakla ve başarı vermekle onları korumasıdır. Allah buyurur ki: وَاللَّهُ يَعْصِمُكَ مِنَ النَّاسِ : Allah seni insanlardan korur (5/Mâide 67).

عِصْمَة : Bilezik benzeridir. مِعْصَم : Onun koldaki yeridir. Bileziğe benzetilerek, bilekteki beyazlığa da عُصْمَة denmektedir. Bu tıpkı ayaktaki beyazlığın تَحْجِيل diye adlandırılması gibidir. Bu anlamda غُرَابٌ أَعْصَمُ /ayakları beyaz karga, denir.

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →