Sözlük

ع ض د (AĐD̃)

A-d-d

عَضُد /Pazı: Dirsek ile omuz arası. عَضَدْتُهُ : Pazısına isabet ettim/vurdum. Bu anlamdan istiâre yoluyla şöyle denir: عَضَدْتُ الشَّجَرَ بِالْمِعْضَدِ : Ağacı tahra ile budadım. جَمَلٌ عَاضِدٌ : Ağzıyla dişi devenin bacağından tutup onu çökerten erkek deve.

عَضَدْتُهُ : Onun pazısından tuttum ve onu güçlendirdim. عَضُد /Pazı, tıpkı el gibi istiâre yoluyla yardımcı anlamında kullanılır: وَمَا كُنْتُ مُتَّخِذَ الْمُضِلِّينَ عَضُدًا : Hiçbir zaman yoldan saptıranları kol (yardımcı) edinmiş değilim (18/Kehf 51).

رَجُلٌ أَعْضَدُ : İnce pazılı adam. رَجُلٌ عَضِدٌ : Pazıda meydana gelen عَضَد hastalığından şikâyeti olan adam. رَجُلٌ مُعَضَّدٌ : Pazısında işaret olan adam. Bu işarete عِضَاد denir. مِعْضَد : Pazıbent/Kolçak. Pazıya benzetilerek havuzun kenarlarına أَعْضَاد denir.

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →