Sözlük

ف و ر (FWR)

F-v-r

فَوْر : Şiddetle kaynamak/tutuşmak. Bu kelime, şiddetli tutuştuğu zaman ateşin kendisi, tencere ve kızgınlık ile ilgili kullanılır. Örneğin: إِذَا أُلْقُوا فِيهَا سَمِعُوا لَهَا شَهِيقًا وَهِيَ تَفُورُ : Cehenneme atıldıklarında; onun kaynarken çıkardığı uğultuyu işitirler (67/Mülk 7); حَتَّى إِذَا جَاءَ أَمْرُنَا وَفَارَ التَّنُّورُ : Nihâyet emrimiz gelip tandır kaynamaya başlayınca (11/Hûd 40). Şair de şöyle der:

وَلاَ الْعِرْقُ فَارًا -357

357- Ne de damar kan fışkırtır.

فَارَ فُلاَنٌ مِنَ الْحُمَّى يَفُورُ : Falan kişi hummadan kaynadı, kaynamaktadır/ateşi yükseldi, denir. فَوَّارَة : Tencerenin kaynarken fışkırttığı şeydir. Tencerenin kaynamasına benzetilerek su kaynağına فَوَّارَةُ الْمَاءِ denir. فَعَلْتُ كَذَا مِنْ فَوْرِي ; yani, falan şeyi hemen/sıcağı sıcağına; -bazılarına göre ise- iş sükûnete erdikten sonra yaptım. Allah buyurur ki: بَلَى إِنْ تَصْبِرُوا وَتَتَّقُوا وَيَأْتُوكُمْ مِنْ فَوْرِهِمْ هَذَا يُمْدِدْكُمْ رَبُّكُمْ بِخَمْسَةِ آَلَافٍ مِنَ الْمَلَائِكَةِ مُسَوِّمِينَ : Siz sabır gösterir ve Allah’tan sakınırsanız, düşmanlarınız hemen şu anda üzerinize gelseler, Rabbiniz, akın akın gelen beş bin melekle sizi takviye eder (3/Âl-i İmrân 125).

الفَار (Fare), çoğulu فِيرَان şeklinde gelir. Şekil açısından buna benzetilerek misk kabına, فَأْرَةُ الْمِسْكِ denir. مَكَانٌ فَئِرٌ : Farelerin olduğu yer.

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →