Sözlük

ف س ح (FSḪ)

F-s-h

فُسْح ve فَسِيح : Geniş yer. تَفَسُّح : Genişlemek. فَسَّحْتُ مَجْلِسَهُ فَتَفَسَّحَ فِيهِ : Onun meclisini genişlettim, o da onu genişletti, denir. Allah buyurur ki: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آَمَنُوا إِذَا قِيلَ لَكُمْ تَفَسَّحُوا فِي الْمَجَالِسِ فَافْسَحُوا يَفْسَحِ اللَّهُ لَكُمْ : Ey iman edenler, size meclislerde Yer açın dendiği zaman, siz de yer açın; Allah da size genişlik versin (58/Mücâdele 11). Bu anlamdan şöyle denir: فَسَّحْتُ لِفُلاَنٍ أَنْ يَفْعَلَ كَذَا : Şu işi yapması için falan kişiye yer açtım. Bu tıpkı şöyle demen gibidir: وَسَّعْتُ لَهُ : Ona yer açtım. هُوَ فِي فُسْحَةٍ مِنْ هَذَا اْلأَمْرِ : O bu işe karşı geniştir/rahattır/o bu hususta serbesttir.
Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →