Sözlük

ف ر ي (FRY)

F-r-y

فَرْى : Deriyi, dikip düzeltmek için kesmektir. إِفْرَاء , bozmak; اِفْتِرَاء , ise hem düzeltmek hem de bozmak ile ilgili kullanılır; fakat daha çok bozmak için kullanılır.

Bu kelime aynı şekilde Kur’ân’da da yalan, şirk ve zulüm ile ilgili kullanılmıştır: وَمَنْ يُشْرِكْ بِاللَّهِ فَقَدِ افْتَرَى إِثْمًا عَظِيمًا : Kim Allah’a şirk koşarsa, doğrusu büyük bir günâhla iftira etmiş olur (4/Nisâ 48); انْظُرْ كَيْفَ يَفْتَرُونَ عَلَى اللَّهِ الْكَذِبَ : Bak nasıl Allah’a yalan uyduruyorlar (4/Nisâ 50).

Şu âyetler de yalanla ilgilidir: قَدْ خَسِرَ الَّذِينَ قَتَلُوا أَوْلَادَهُمْ سَفَهًا بِغَيْرِ عِلْمٍ وَحَرَّمُوا مَا رَزَقَهُمُ اللَّهُ افْتِرَاءً عَلَى اللَّهِ قَدْ ضَلُّوا وَمَا كَانُوا مُهْتَدِينَ : Hiçbir bilgiye dayanmaksızın, aptalca evlatlarını öldürenler ve Allah’a iftira atarak O’nun kendilerine verdiği rızkı haram kılanlar, gerçekten hüsrana uğramışlardır. Onlar kesinlikle sapıtmışlardır, doğru yola gelecekleri yoktur (6/En’âm 140); وَلَكِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا يَفْتَرُونَ عَلَى اللَّهِ الْكَذِبَ : Fakat inkâr edenler, Allah’a yalan uyduruyorlar (5/Mâide 103); أَمْ يَقُولُونَ افْتَرَاهُ : Yoksa Onu uydurdu mu diyorlar? (32/Secde 3); وَمَا ظَنُّ الَّذِينَ يَفْتَرُونَ عَلَى اللَّهِ الْكَذِبَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ : Allah’a yalan uyduranların kıyâmet günü hakkındaki zanları nedir? (10/Yûnus 60); وَمَا كَانَ هَذَا الْقُرْآَنُ أَنْ يُفْتَرَى مِنْ دُونِ اللَّهِ : Bu Kur’ân, asla Allah’tan başkası tarafından uydurulmuş değildir (10/Yûnus 37); إِنْ أَنْتُمْ إِلَّا مُفْتَرُونَ : Siz sadece uyduruyorsunuz (11/Hûd 50). قَالُوا يَا مَرْيَمُ لَقَدْ جِئْتِ شَيْئًا فَرِيًّا : Ey Meryem, dediler, sen tuhaf bir iş yaptın (19/Meryem 27). Bazıları âyette geçen فَرِيًّا kelimesinin; “büyük”, bazıları da “tuhaf”, diğer bazıları ise “düzme” anlamında olduğunu söyler. Aslında bütün bunlar aynı anlama işaret etmektedir.

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →