ف ض ض (FĐĐ)
F-d-d
فَضّ : Bir şeyi kırmak ve parçalarını birbirinden ayırmak. Örneğin; فَضُّ خَتْمِ الْكِتَابِ : mektup mührünü bozup birbirinden ayırmak gibi. Şu söz bu anlamdan istiâre edilmiştir: اِنْفَضَّ الْقَوْمُ : Toplum dağıldı. Allah buyurur ki: وَإِذَا رَأَوْا تِجَارَةً أَوْ لَهْوًا انْفَضُّوا إِلَيْهَا : Onlar bir ticaret ve eğlence gördükleri zaman hemen dağılıp ona giderler (62/Cum’a 11); وَلَوْ كُنْتَ فَظًّا غَلِيظَ الْقَلْبِ لَانْفَضُّوا مِنْ حَوْلِكَ : Eğer kaba ve katı kalpli olsaydın şüphesiz çevrenden dağılır giderlerdi (3/Âl-i İmrân 159).
اَلْفِضَّة /Gümüş: İşlem gören madenlerin en düşüğü anlamına tahsis edilmiştir. دِرْعٌ فَضْفَاضَةٌ وفَضْفَاضٌ : Geniş zırh.