Sözlük

ف ر ط (FRŦ)

F-r-t

فَرَط : Kasıtlı olarak/İsteyerek ileri gitti; يَفْرُطُ : İleri gitmektedir. Şu söz de bu anlamdan gelmektedir: اَلْفَارِطُ إِلَى الْمَاءِ : Kovayı düzeltmek için öne çıkan kişi. فَارِط ve فَرَط /Öne geçen, denir. Hz. Peygamber’in şu sözü de bu anlamdadır: أَنَا فَرَطُكُمْ عَلَى الْحَوْضِ : Havz(-ı kevser)in başına ilk gideniniz ben olacağım. Ölen küçük çocuk için şöyle denir: اَللَّهُمَّ اجْعَلْهُ لَنَا فَرَطًا : Allah’ım, onu bizim için öncü (bir sevap) kıl! قَالَا رَبَّنَا إِنَّنَا نَخَافُ أَنْ يَفْرُطَ عَلَيْنَا أَوْ أَنْ يَطْغَى : Dediler ki: Rabbimiz! Doğrusu biz, onun üzerimize gelmesinden yahut iyice azmasından endişe ediyoruz (20/Tâhâ 45) âyetinde geçen أَنْ يَفْرُطَ sözü, أَنْ يَتَقَدَّمَ (öne geçmek) anlamındadır.

فَرَسٌ فُرُطٌ : Yarışta öne geçen at. إِفْرَاط : Öne geçmede haddi aşmak/Fazla ileri gitmek. تَفْرِيط : Yeteri ölçüde öne geçmemek/Öne geçmede yetersiz kalmak. مَا فَرَّطْتُ فِي كَذَا ; yani şu konuda bir eksiklik bırakmadım, denir. Allah buyurur ki: مَا فَرَّطْنَا فِي الْكِتَابِ مِنْ شَيْءٍ : Kitapta Biz hiçbir şeyi eksik bırakmadık (6/En’âm 38); يَا حَسْرَتَا عَلَى مَا فَرَّطْتُ فِي جَنْبِ اللَّهِ : Allah’a karşı işlediğim kusurlardan dolayı yazıklar olsun bana (39/Zümer 56); أَلَمْ تَعْلَمُوا أَنَّ أَبَاكُمْ قَدْ أَخَذَ عَلَيْكُمْ مَوْثِقًا مِنَ اللَّهِ وَمِنْ قَبْلُ مَا فَرَّطْتُمْ فِي يُوسُفَ : Babanızın sizden Allah adına ahit aldığını ve daha önce Yûsuf konusunda ettiğiniz kusuru bilmiyor musunuz? (12/Yûsuf 80). أَفْرَطْتُ الْقِرْبَةَ : Tulumu suyla doldurdum. وَكَانَ أَمْرُهُ فُرُطًا (18/Kehf 28); yani, işi hep aşırılık ve israf etmek olan kişi.

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →