خ ل ل (ḢLL)
H-l-l
143- أرَى خَلَلَ الرَمَادِ وَمِيضَ جَمْرٍ
143- Ben külün aralıklarını ve korun kovuklarını görüyorum.
وَلأَوْضَعُوا خِلاَلَكُمْ Sizi birbirinize düşürmek için aranıza atılacaklar (9/Tevbe 47); yani sizin aranızda kovuculuk ve bozgunculuk çıkarmak için ellerinden geleni artlarına koymâdilar. خِلاَل ise, diş vb şeyleri kurcalamak için kullanılan çöptür. خَلَّ سِنَّهُ Dişlerini kurcaladı, خَلَّ ثَوْبَهُ باِلْخِلاَلِ يَخُلُّهُ elbisesini çırpacak ile çırptı deyimleri bu köktendir. Sütten kesilen yavrunun dilini hilal ile hilalledi ki, onu emzirmekten alıkoysun. Oku yay ile hilalledi de denir.
Hadiste: خَلِّلُوا أصَابِعَكُمْ Parmaklarınızı tahlil ediniz denmektedir. Bir işteki hâlel, ondaki gevşeklik gibidir. Burada, iki şey arasındaki boşluk benzetme unsuru olarak alınmıştır. خَلَّ لَحْمُهُ يَخِلُّ خَلاًّ خِلاَلاً bir canlının etinde meydana gelen boşluk demektir. Bu zayıflıktan doğan bir durumdur. Şair şöyle der:
إِنَّ جِسْمِي بَعْدَ خَالِي لَخَلُّ
144- Bedenim doğumdan sonra darmadağın oldu.
خَلّ kumluktaki yol demektir. Her yanına zorluk geçtiğinden; ya da yolun ortası bozulduğundan bu ismi almıştır. خَلَّة ise, ekşimiş içkidir. Ekşime onun içine girdiğinden böyle denmiştir. خِلّة Kılıcın kendisiyle örtüldüğü şeydir; arada yer aldığından bu adı almıştır. خَلّة cana gelen arızı tehlikedir. Bu ya onun bir şeyi istemesinden, ya da bir şeye ihtiyacı olduğundan meydana gelir. Bu nedenle خَلّة kelimesi ihtiyaç ve özellik ile açıklanmıştır.
خُلّة de meveddet (sevgi) demektir. Bu ya nefsin arasına girmesinden yani ortasına kadar varmasından ya da nefsi boşaltıp okun hedefte yaptığı tesiri yamasından veya ona çok ihtiyaç duyulmasından böyle adlandırılmıştır. Fiil ve mastar olarak خَالَلْتهُ مُخَالَّةً وَخِلاََلاً denir ve ism-i fâil olarak da فَهُوَ خَلِيل o dosttur denmektedir. Allah buyurur ki: وَاتَّخَذَ اللّهُ إِبْرَاهِيمَ خَلِيلاً Allah, İbrahim’i dost edinmişti (4/Nisâ 125); deniyor ki: Bu ismi almasının nedeni, Onun her durumda إِنِّي لِمَا أَنْزَلْتَ إِلَيَّ مِنْ خَيْرٍ فَقِيرٌ Doğrusu bana indireceğin her hayra muhtacım, dedi (28/Kasas 24) sözünde kastedilen Yüce Allah’a muhtaç olmasıdır.
Bu anlamda denmiştir ki: اَللَّهُمَّ أَغْنِنِي بِالاِفْتِقَارِ إِلَيْكَ وَلاَ تُفْقِرْنِي بِالاِسْتِغْنَاءِ عَنْكَ Allahım, sana muhtaç olmakla beni zengin kıl, senden istiğna etmekle beni fakir yapma. Kimisi de bunun خُلَّة dostluktan olduğu, Allah için kullanılmasının da muhabbetin kullanımı gibi olduğunu söylemiştir.
Ebû’l-Kâsim el-Belhî şöyle der: Bu kelime خَلَّة ’den alınmıştır; خُلَّة sözcüğünden değildir. Bunu حَبِيب sevgili ile kıyaslayan ise, hata etmiştir, çünkü Allah’ın kulunu sevmesi uygundur, zira Onun sevgisi övgüdür; dostluğu ise, uygun değildir. Bu benzerlik manası olan bir kelimedir; zira خُلَّة sevginin nefse sinmesi ve ona karışmasıdır. Şair şöyle der:
145- قَدْ تَخَلَّلْتَ مَسْلَكَ الرُّوحِ مِنِّي
وَبِهِ سُمِّيَ اْلخَلِيلُ خَلِِيلاَ
145- Sen, içime ruhun girdiği gibi girdin
Dost da bunun için dost diye adlandırılmıştır.
Bu açıdan تَمَازَجَ رُوحَانَا ruhlarımız kaynaştı denir.
مَحَبَّة ise, sevgiyle kalbin en ücra köşesine kadar ulaşmaktır. Bu açıdan حَبَبْتُه demek, kalbinin çekirdeğinden vurmaktır. Yalnız, muhabbet Allah için kullanıldığında sırf إِحْسَان ihsan anlamında kullanılır. خُلّة kelimesi de böyledir. Eğer birini kullanmak uygun olursa, diğerini kullanmak da uygun olur. Sevgiden kalbin çekirdeğinin, dostluktan da birbirinin içine girmenin Yüce Allah için kullanılması ise, düşünülemez; Allah bundan münezzehtir.
Allah buyurur ki: لاَ بَيْعٌ فِيهِ وَلاَ خُلَّةٌ Ne alış- verişin ne dostluğun olduğu (2/Bakara 254); yani kıyamet gününde bir iyiliği satın almak da bir sevgiyi kazanmak da mümkün olmaz. Bu, Yüce Allah’ın: وَأَنْ لَيْسَ لِلإِنْسَانِ إلاَّ مَا سَعَى İnsan ancak kendi çalışmasının karşılığını elde edebilir (53/Necm 39) sözüne işarettir. لاَ بَيْعٌ فِيهِ وَلاَ خِلاَلٌ Ne alışverişin ne de dostluğun olduğu (14/İbrâhîm 31) sözünde geçen خِلاَل ise, deniyor ki, خَالَلْتُ filinin mastarıdır. Kimisi de bunun çoğul olduğunu söylemiştir. خَلِيل de أخِلَّة de خِلاَل de denir; hepsinin anlamları ise, birincisi gibidir.