خ ض ر (ḢĐR)
H-d-r
140- قَدْ أعْسِفُ النَّازِحَ الْمَجْهُولَ مَعْسِفَهُ
فِي ظِلٍّ أَخْضَرَ يَدْعُو هَامَهُ اْلبُومُ
140- Önünde doğru bir yol olmadan yürüyüp gidiyorum
Yeşil bir gölgede, baykuşun hayvanlarını çağırdığı.
Yeşilliği bol olan Irak arazilerine سَوَادُ الْعِرَاق sevâdu’l-Irâk denmiştir. Kimi zaman yeşillik, دُهْمَة diye de adlandırılmaktadır. Yüce Allah bu anlamda: مُدْهَامَّتَانِ Bu konutların renkleri koyu yeşildir (55/Rahmân 64) buyurmaktadır ki: Bu her iki cennetin de yemyeşil olduğunu anlatır.
Aynı şekilde Peygamber de buyurur ki: إِيَّاكُمْ وَخَضْرَاءَ الدِّمَنِ Çöplükte açan gülden sakınınız. Burada Peygamber kendi sözünü bizzat kendisi, Kötü yerde yetişen güzel kadındır, diye açıklamıştır.
مُخَاضَرَة ise, sebze ve meyveler daha yetişmeden onların satışı üzerine anlaşmaya varmaktır. خَضِيَرة da yeşilken tohumu dağılan bir çeşit hurma ağacıdır.