Sözlük

خ ز ي (ḢZY)

H-z-y

خَزِيَ الرَّجُلُ deyimi, bir kişiye dokunan kırgınlık (utanma, mahcup olma, zor durumda kalma, şerefine leke sürülme) hâlidir. Bunun sebebi, kişinin kendisi de başkası da olabilir; kişinin kendisinden kaynaklanan mahcupluk, aşırı utangaçlıktır. Mastarı utanma demek olan خَزِيَ şeklindedir. رَجُلٌ خَزْيَانُ utangaç adam ve اِمْرَأةٌ خَزْيٌ , utangaç kadın ifâdeleri de bundandır. Bunun çoğulu خَزَايَا sözcüğüdür.

Hadiste ise: اَللَّهُمَّ احْشُرْنَا غَيْرَ خَزَايَا وَلاَ نَادِمِينَ Allahım, bizi mahcup olmaksızın ve pişman olmaksızın haşret, denmiştir.

Başkasından kaynaklanan kırılganlığa gelince, bu bir çeşit hafife almadır. Bunun mastarı ise, خِزْي sözcüğüdür ki, rezil rüsva olmaktır. رَجُلٌ خَزٍ Rezil adam ifâdesi de bundandır. Allah buyurur ki: ذَلِكَ لَهُمْ خِزْيٌ فِي الدُّنْيَا Bu onların dünyadaki rezil-rüsva oluşlarıdır (5/Mâide 33); إِنَّ الْخِزْيَ الْيَوْمَ وَالْسُّوءَ عَلَى الْكَافِرِينَ Bugün rezil rüsva oluş ve kötü akıbet, kâfirleri kuşatmıştır (16/Nahl 27); فَأذَاقَهُمُ اللَّهُ الْخِزْيَ فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا Allah, dünya hayatında onlara rezil rüsva olmayı tattırdı (39/Zümer 26); لَنُذِيقَهُمْ عَذَابَ الْخِزْيِ فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا Biz de onlara dünya hayatında rezil rüsva olma azabını tattıracağız (41/Fussilet 16); مِنْ قَبْلِ أن نَذِلَّ وَنَخْزَى Bu aşağılık bir konuma düşmeden ve rezil rüsva olmadan önce (20/Tâhâ 134).

أخْزَى sözcüğü ise, deniyor ki: Hem خَزَايَة hem de خِزْي kökünden alınmış olabilir. Yüce Allah’ın: يَوْمَ لاَ يُخْزِي اللَّهُ النَّبِيَّ وَالَّذِينَ آمَنُوا Peygamberi ve O’nunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde.. (66/Tahrîm 8) sözü ise, خِزْي kelimesine daha yakındır; ikisinden alınmış olması da mümkündür. رَبَّنَا إِنَّكَ مَنْ تُدْخِلِ النَّارَ فَقَدْ أَخْزَيْتَهُ Ey Rabbimiz, sen birini Cehenneme atınca onu rezil rüsva ettin demektir (3/Âl-i İmrân 192) sözünde geçen أخْزَيْتَهُ fiili ise خَزَايَة kökündendir; ama خِزْيُ sözcüğünden olması da uygundur.

Aynı şekilde: مَنْ يَأْتِيهِ عَذَابٌ يُخْزِيهِ Rezil rüsva edici azabın hangimizin başına geleceğini (11/Hûd 39); وَلاَ تُخْزِنَا يَوْمَ الْقِيَامَةِ Kıyamet günü bizi rezil rüsva etme (3/Âl-i İmrân 194); وَلِيُخْزِيَ الْفَاسِقِينَ Yoldan çıkan fasıkları rezil rüsva etmek içindir (59/Haşr 5); وَلاَ تُخْزُونِ فِي ضَيْفِي Beni misafirlerim önünde rezil rüsva etmeyin (11/Hûd 78) âyetlerindeki fiil de خِزْي için söylediklerimiz ذَلَّ ve هَانَ fiilleri için de söylenebilir. Bunlar eğer insanın kendisinden kaynaklanıyorlarsa onlara هَوْنٌ ve ذُّلٌّ denmekte ve bu mahmud/takdire şayan kabul edilmektedir; başkasından kaynaklanıyorlarsa, o zaman da هوُنٌ ve هَوَانٌ adı verilip mezmum/kötü sayılmaktadır.

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →