خ ر ج (ḢRC)
H-r-c
إخِْرَاج kelimesi, çıkarmak demektir ve çoğunlukla, somut varlıklar için kullanılır: أنَّكُمْ مُخْرَجُونَ O sizi, tekrar çıkarılacağını mı söylüyor? (23/Muminun 35); كَمَا أخْرَجَكَ رَبُّكَ مِنْ بَيْتِكَ بِالْحَقِّ Rabbinin seni hak uğruna savaşmak için evinden çıkarmasına benzer (8/Enfâl 5); وَنُخْرِجُ لَهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ كِتَاباً Kıyamet günü bir amel defteri önüne çıkarırız (17/İsrâ 13); أَخْرِجُوا أَنْفُسَكُمُ Kendinizi çıkarın (6/En’âm 93); أَخْرِجُوا آلَ لُوطٍ مِنْ قَرْيَتِكُمْ Lut’un yakınlarını şehrinizden çıkarınız (27/Neml 56).
Yüce Allah’a mahsus olan tekvîn/oluşturma için de kullanılır: وَاللّهُ أخْرَجَكُمْ مِنْ بُطُونِ أُمَّهَاتِكُمْ Allah sizi, hiçbir şey bilmez hâlde, analarınızın karınlarından çıkardı (16/Nahl 78); فَأخْرَجْنَا بِهِ أزْوَاجاً مِنْ نَبَاتٍ شَتَّى O su sayesinde çiftler hâlinde çeşitli bitkiler bitirdik (20/Tâhâ 53); أَلْوَانُهُ يُخْرِجُ بِهِ زَرْعاً مُخْتَلِفاً Onunla çeşitli renklerde ekinler yetiştiren (39/Zümer 21).
تَخْرِيج ise, çoğu zaman, ilimler ve sanatlar için kullanılır. Yerden ve hayvanların yuvalarından vb şeylerden çıkana خَرْجٌ ve خَرَاجٌ adı verilir. Allah buyurur ki: أمْ تَسْألُهُمْ خَرْجاً فَخَرَاجُ رَبِّكَ خَيْرٌ Yoksa sen onlardan ücret mi istiyorsun ki? Oysa Rabb’inin sana vereceği ücret daha üstündür (23/Mü’minûn 72) sözünde harâcın Allah’a izafe edilmesi, onu belirleyen ve mecbur kılanın Yüce Allah olduğuna dikkat çekmek içindir.
خَرْج ise, خَرَاج kelimesinden daha geneldir. خَرْج harcama, masraf, gider, tüketim demektir ve دخْل gelir, hâsılât, kazanç karşılığında kullanılır. Allah buyurur ki: فَهَلْ نَجْعَلُ لَكَ خَرْجاً Sana bir miktar mal versek (18/Kehf 94).
خَرَاج ise, genellikle, arazi vergisi için kullanılmaya tahsis edilmiştir. Deniyor ki: اَلْعَبْدُ يُؤَدِّي خَرْجَهُ Köle, haracını yani kazancını verir; اَلرَّعِيَّةُ تُؤَدِّي إلَى اْلأمِيرِ الْخَرَاجَ raiye de emire haraç verir. خَرْج aynı zamanda bir çeşit buluttur ki, çoğulu, خُرُوجٌşeklindedir. اَلْخَرَاجُ بِالضَّمَانِ denmiştir ki, satanın malından çıkan şey, satılacak şeyin güvencesinden çıkan şey karşılığındadır, anlamına gelir.
خَارِجِيُّ ise, bizzat kendisi akranının ahvali dışına çıkandır. Bu, bazen medih/övgü için söylenir; kişi kendisinden daha yüksek bir yerde bulunanın makamına çıktığında bu anlamı kastedilir; kendisinden daha aşağı bir yerde bulunanın makamına çıktığında ise, bu sefer zem/yermek için kullanılır. Bu anlamda, bazen فُلاَنٌ لَيْسَ بِإِنْسَانٍ Falan bir insan değildir sözü medh için söylenir. Şair de bu anlamda şöyle der:
فَلَسْتِ بِإِنْسِيٍّ وَلَكِنْ لَمَلأَكٌ ***تَنَزَّلَ مِنْ جَوِّ السَّمَاءِ يَصُوبُ
138- Sen bir insan değilsin, fakat bir meleksin
Gökyüzünden usulca süzülüp gelen.
Bazen de zemmetmek için kullanılır: إِنْ هُمْ إِلاَّ كَاْلأنْعَامِ Onlar hayvanlar gibidirler (25/Furkân 44) gibi.
خَرَجَ beyaz ve siyahtan oluşan iki renkliliktir. Bu anlamda ظَلِيمٌ أَخْرَجُ ve نَعَامَةٌ خَرْجَاءُ denir ki, iki renkli erkek devekuşu ve iki renkli dişi devekuşu, أَرْضٌ مُخَرَّجَة ٌ da, iki renkli arazi veya toprak demektir. Bu, bir kısmında bitki varken, diğerinde olmaması anlamındadır.
Bazı Müslüman kesimlere خَوَارِج denmesinin nedeni ise, İmâma itâatin dışına çıkmalarıdır.