Sözlük

خ ل ص (ḢLṦ)

H-l-s

خَالِص kelimesi صَافِي kelimesi gibidir, yalnız خَالِص içindeki yabancı unsurlar temizlenen şeydir. صَافِي ise hem bunun için hem de hiçbir yabancı unsur barındırmayan şey için kullanılır. Aynı şekilde خَلَصْتُه فَخَلَصَ temizledim, o da temizlendi denebilir. Onun için Şair şöyle der:

146- خِلاَصَ اْلخَمْرِ مِنْ نَسْجِ اْلفِدَام

146- Tıpkı içkinin süzüldüğü ibrikten süzüldüğü gibi.

Allah buyurur ki: وَقَالُوا مَا فِي بُطُونِ هَـذِهِ اْلأنْعَامِ خَالِصَةٌ لِذُكُورِنَا Yine onlar ‘Bu hayvanların karınlarındaki yavrular sadece erkeklerimize aittir, dediler (6/En’âm 139). Denir ki: هذا خالص وخالصة : Bu saftır: arıdurudur; tıpkı دَاهِيَة ve رَاوِيَة formları gibi. Yüce Allah’ın: فَلَمَّا اسْتَيْأسُوا مِنْهُ خَلَصُوا نَجِيّاً Ondan umut kesince, aralarında konuşmak üzere bir kenara çekildiler (12/Yûsuf 80) sözünde ise, diğerlerinden ayrılarak yalnız başlarına kaldıklarında demektir. وَنَحْنُ لَهُ مُخْلِصُونَ Biz ona içtenlikle bağlı olduğumuz hâlde (2/Bakara 139) ve إِنَّهُ مِنْ عِبَادِنَا الْمُخْلَصِينَ O, hiç kuşkusuz, bize içten bağlı, seçkin bir kulumuzdu (12/Yûsuf 24) âyetleri de, Müslümanların ihlasını anlatır. Buna göre onlar, Yahudilerin iddia ettikleri teşbihten ve Hıristiyanların uydurdukları teslisten berîdir.

Aynı anlamda Yüce Allah: مُخْلِصِينَ لَهُ الدِّينَ Ona içtenlikle bağlı [dini sadece ona has kılmış] olarak (7/A’râf 29); لقَدْ كَفَرَ الَّذِينَ قَالُوا إِنَّ اللّهَ ثَالِثُ ثَلاَثَةٍ Allah üçün üçüncüsüdür diyenler de kesinlikle kâfir olmuşlardır (5/Mâide 73); وَأخْلَصُوا دِينَهُمْ لِلّهِ Sırf Allah’a bağlanan bir dindarlığı benimseyenler (4/Nisâ 146); إِنَّهُ كَانَ مُخْلَصاً وَكَانَ رَسُولاً نبِيّاً O tarafımızdan seçilmişti ve bir Resûl, bir nebiydi (19/Meryem 51) buyurmaktadır. Bunlar birbirine benzer anlamlara işaret etmektedir. Öyle ise, ihlasın hakikati, Allah dışındaki her şeyden uzakltır.

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →