خ س ف (ḢSF)
H-s-f
خُْسُوف Ay tutulması, كُسُوف ise, Güneş tutulmasıdır. Bazıları ise, خُْسُوف her ikisi için de söylenir ve ışıklarının bir kısmının kaybolmasını anlatır, كُسُوف ise, ışıklarının tamamen gitmesidir derler. Yine bu anlamda: خَسَفَهُ اللهُ وَخَسَفَ هُوَ Allah onu yere batırdı ve o kendisi yere battı, denir. Allah buyurur ki: فَخَسَفْنَا بِهِ وَبِدَارِهِ اْلأرْضَ Sonunda biz onu da sarayını da yerin dibine geçirdik (28/Kasas 81); لَوْلاَ أَنْ مَنَّ اللَّهُ عَلَيْنَا لَخَسَفَ بِنَا Allah bize lütfetmemiş olsaydı, bizi de yerin dibine batırırdı (28/Kasas 82).
Hadiste ise: ( إِنَّ الشَّمْسَ وَاْلقَمَرَ آيَتَانِ مِنْ آيَاتِ اللهِ لاَ يَخْسِفَانِ لِمَوْتِ أحَدٍ وَلاَ لِحَيَاتِهِ Güneş ve Ay, Allah’ın âyetlerinden iki âyettirler; herhangi bir kişinin ölümü veya yaşamasından dolayı tutulmazlar denmektedir.
Gözbebeği kaybolmuş göze, خَاِسفَة denir ki, Ay tutuldu sözünden alınmıştır. Suyu çekilip kuruyan kuyuya بِئْرٌ مَخْسُوفَةٌ denir ki, bu da Allah, Ay’ın ışığını söndürdü deyiminden aktarılmıştır. Ay tutulmasında, ona ilişen bir مَهَانَةٌ şeref düşüklüğü düşünüldüğünden bazen خَسْف kelimesi, istiâre yoluyla ذُلّ zillet için kullanılmıştır. Bu anlamda: تَحَمَّلَ فُلاَنٌ خَسْفًا Falan adam bir değersizlik/zillet yüklendi, denir.