خ ل ط (ḢLŦ)
H-l-t
خَلْطiki veya daha fazla şeyin parçalarını karıştırmaktır. Bu karıştırılan iki şey sıvı veya katı ya da, biri sıvı diğeri katı olabilir. Bu, مَزْج kelimesinin anlamından daha geniş kapsamlıdır. Onun için bir şey karıştığında اِخْتَلَطَ الشَّيْءُdenir. Allah buyurur ki: فَاخْتَلَطَ بِهِ نَبَاتُ اْلأرْضِ Yörenin çeşitli bitkileri onunla birbirine karıştı (10/Yûnus 24). Dost/arkadaş, komşu ve ortak için خَلِيط kullanılır. Fıkıhtaki خَلِيطَان [halîtân] de bu köktendir. Allah buyurur ki: وَإِنَّ كَثِيراً مِنَ الْخُلَطَاء لَيَبْغِي بَعْضُهُمْ عَلَى بَعْضٍ Doğrusu ortakların çoğu birbirlerinin haklarına tecavüz ederler (38/Sâd 24). خَلِيط kelimesi, hem tek kişi için hem de topluluk için kullanılır. Şair şöyle der:
بَانَ الْخَلِيطُ وَلَمْ يَأْوَوْا لِمَنْ تَرَكُوا
147- Halît ayrıldı ve onlar terk ettiklerine dönmediler.
Allah buyurur ki: خَلَطُوا عَمَلاً صَالِحاً وَآخَرَ سَيِّئاً Salih bir ameli diğer bir kötülüğe karıştırdılar (9/Tevbe 102), yani bazen bunu yaparlar bazen de diğerini. أخْلَطَ فُلاَن فِي كَلاَمِهِ Falan kişi, sözünün arasına başkasının sözünü koydu demektir. أخْلَطَ الْفَرَسُ فِي جَرْيِهِ At, yürüyüşünde ahenkli değil, tekleyerek yürüdü demektir. Bu yürüyüşündeki kusuru kinâye yoluyla anlatmaktadır.