خ ذ ل (ḢZ̃L)
H-z-l
Allah buyurur ki: وَكَانَ الشَّيْطَانُ لِلإِنْسَانِ خَذُولاً Zaten şeytan, insanı ayarttıktan sonra yüzüstü bırakır (25/Furkân 29); خَذُولٌ yani, çokça yalnız bırakandır. خُذْلاَن yardım etmesi beklenen kişinin yardım etmeyi terk etmesidir. Bu nedenle خَذَلَتِ الْوَحْشِيَّةُ وَلَدَهَا yavrusunu terk etti ve تَخَاذَلَتْ رِجْلاَ فُلاَنٍ falanın ayakları zayıf düştü, deyimleri kullanılır.
el-A’şa’nın şu sözü de bu anlamdadır:
136- بَيْنَ مَغْلُوبٍ تَلِيلٍ خَدُّهُ وَخَذُولِ الرِّجْلِ مِنْ غَيْرِ كَسَحٍ
136- Arasında yanağı pişmiş bir mağlûp ile
Herhangi bir çıkar olmaksızın ayağı sürçenin.
رَجُلٌ خُذَلَة ise, çoğunlukla, dostunu yalnız bırakan veya terk eden adam demektir.