ب و ر (BWR)
B-v-r
رَجُلٌ حاَئِرٌ باَئِرٌ Şaşkın ve tükenmiş adam ve قَوْمٌ حُورٌ بُورٌ şaşkın ve tükenmiş topluluk anlamındadır. Allah buyurur ki: حَتَّى نَسُوا الذِّكْرَ وَكَانُوا قَوْماً بُوراً sonunda seni, anmayı unutarak yok edilmeyi hakkeden bir topluluk oldular (25/furkan 18); yani: Yıkılmış/tükenmiş hâle geldiler. Bu âyetteki بُورًا sözcüğü باَئِرٌ kelimesinin çoğuludur. بُور mastardır; رَجُلٌ بُور ve قَوْمٌ بُور dendiği gibi, tek kişi de, topluluk da onunla nitelenir diyenler de vardır. Şair şöyle der:
72- يَا رَسُولَ اْلمَلِيكِ إِنَّ لِسَانِي رَاتِقٌ مَا فَتَقْتُ إِذْ أنَا بُورُ
72- Ey kralın elçisi, şüphesiz dilim tutuktur
Ben tükenmiş hâlde olduğumdan açamadım.
باَرَ الْفَحْلُ النَاقََةَ damızlık deve, dişi deveyi, döllenme zamanında mı değil mi diye kokladı, demektir. Bu, istiâre yoluyla sınama için de kullanılır. بُرْتُ كَذَا şunu denedim, demektir.