ب ه م (BHM)
B-h-m
أَبْهَمْتُ كَذَا فَاسْتَبْهَمَ وأَبْهَمْتُ الْباَبَ kapıyı açılamayacak şekilde kapattım, demektir.
بَهِيمَة konuşamayan hayvana denir; çünkü, onun sesinde bir anlaşılmazlık vardır. Fakat genelde, özellikle yırtıcı hayvanlar ve kuşlar dışındaki hayvanlar için kullanılır. Allah buyurur ki: أُحِلَّتْ لَكُم بَهِيمَةُ اْلأَنْعَامِ bütün yırtıcı olmayan hayvanlar size helal kılındı (5/Mâide 1).
لَيْلٌ بَهِيمٌ ifâdesi مُفْعَل vezninde gelmiş bir فَعِيل kalıbıdır. Karanlıktan dolayı işi anlaşılamaz oldu, demektir; ya da مُفْعِل anlamındadır; çünkü, gece içinde açık olan şeyi belirsizleştirmekte ve algılanamaz hâle getirmektedir. فَرَسٌ بَهِيمٌ deyimi aynı renkte olup gözle iyice birbirlerinden ayırt edilemeyen atlar, demektir. Resûlullah’tan (sas) gelen şu rivâyet de aynı anlamdadır:
يُحْشَرُ النَّاسُ يَوْمَ اْلقِيَامَةِ عُرَاةً حُفَاةً بُهْمًا İnsanlar kıyamet gününde çıplak, yalın ayak, birbirinden ayırt edilemez hâlde haşrolurlar/toplanırlar. Deniyor ki: Bu, بُهْمًا kelimesi dünyada aldıkları nişanlardan ve süslendikleri şeylerden soyutlanarak toplanırlar, demektir; Allah daha iyi bilir.
بَهْم koyunların küçükleridir. بُهْمَى dikenlerinden bitkisi görünmeyen bir ottur. قَدْ أَبْهَمَتِ اْلأَرْضُ deyimi, yerin bu türden otları çoğaldı demektir. Tıpkı أَعْشَبَتْ yerin otu çoğaldı ve أَبْقَلَتْ baklası çoğaldı fiilleri gibi.