ب و ب (BWB)
B-v-b
Peygamber (sas): أَنَا مَدِينَةُ اْلعِلْمِ وَعَلِيٌّ بَابُهَا Ben ilmin şehriyim, Ali de onun kapısıdır, buyurmuştur. Yani, ilme onun vasıtasıyla ulaşılır. Şair şöyle der:
71- أَتَيْتَ اْلمُرُوءَةَ مِنْ بَابِهَا
71- Yiğitliğe kapısından vardın.
Allah buyurur ki: فَتَحْنَا عَلَيْهِمْ أَبْوَابَ كُلِّ شَيْءٍ Bütün nimetlerin kapılarını yüzlerine açtık (6/En’âm 44); فَضُرِبَ بَيْنَهُم بِسُورٍ لَهُ بَابٌ بَاطِنُهُ فِيهِ الرَّحْمَةُ Aralarına bir kapısı bulunan bir sur çekildi. Bu surun içinde rahmet vardır (57/Hadîd 13).
Cennete ve cehenneme götüren şeyler için cennetin kapıları ve cehennemin kapıları adı verilir. Allah buyurur ki: فَادْخُلُوا أَبْوَابَ جَهَنَّمَ cehennemde kalmak üzere oranın kapılarından içeri giriniz (16/Nahl 29); حَتَّى إِذَا جَاؤُوهَا وَفُتِحَتْ أَبْوَابُهَا وَقَالَ لَهُمْ خَزَنَتُهَا سَلامٌ عَلَيْكُمْ Oraya varıp kapılar açıldığında, bekçileri onlara: Selâm size, derler (39/Zümer 73).
Kimi zaman: هَذَا مِنْ باَبَةٍ كَذَا denir ki, bu şey, şu işe, şuna yarar demektir; çoğulu بَابَات şeklindedir.
el-Halîl şöyle der: بَابَة kelimesi, hudûdta [ve hesapta] kullanılır. بَوَّبْتُ باَباً bir kapı yapmayı; أَبْوَابٌ مُبَوَّبَةٌ yapılmış kapıları; بَوَّاب evin bekçisini; تَبَوَّبْتُ بَوَّاباً de, ev bekçisi tutmayı anlatır. باَبٌ kelimesinin aslı بَوَبٌ şeklindedir.