Sözlük

ب ط ل (BŦL)

B-t-l

بَاطِل kelimesi حَقٌّ kelimesinin zıddıdır ve incelendiğinde herhangi bir sabit ilkesi olmayan şey demektir. Allah buyurur ki: ذَلِكَ بِأَنَّ اللَّهَ هُوَ الْحَقُّ وَأَنَّ مَا يَدْعُونَ مِنْ دُونِهِ هُوَ اْلبَاطِلُ Bu böyledir. Allah gerçektir ve onların Allah dışındaki imdada çağırdıkları asılsızdır (22/Hac 62).

Batıl kavramı, kimi zaman söz ve fiillerin ölçü alınmasında da kullanılır. Bu fiil, بَطَلَ بُطُولاً وَبُطْلاً وبُطْلاَناً، وأَبْطَلَهُ ise, değiştirmek demektir. Allah buyurur ki: فَوَقَعَ الْحَقُّ وَبَطَلَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ Böylece gerçek ortaya çıktı ve onların bütün marifetleri boşa çıktı (7/A’râf 118). Yine buyurur ki: لِمَ تَلْبِسُونَ الْحَقَّ بِالْبَاطِلِ Neden gerçeğin üzerine üzerine batılı örtüyor? (3/Âl-i İmrân 71).

Dünyevî ya da uhrevî herhangi bir fayda gözetmeden hareket edene بَطَّال ve وَهُوَ ذُو بِطَّالَة adı verilir.

بَطَلَ دَمُهُ deyimi, bir kişinin öldürüldüğü hâlde intikamı alınmadığı gibi, diyetinin de alınmadığını ifâde eder. Ölüm tehlikesine atılan cesur kişiye de kanının heder olması düşünülerek بَطَلٌ adı verilir.

Şair şöyle der:

57- فَقُلْتُ لَهَا: لاَ تَنْكِحِيهِ فَإِنَّهُ

لأوَّلُ بُطْلٍ أَنْ يُلاَقِيَ مَجْمَعًا

57 - Ona dedim ki: Onunla evlenme çünkü

Herhangi bir karşılaşmada o ilk kahramandır.

Burada geçen بُطْل kelimesi, mef’ûl manası taşıyan فُعْل kalıbıdır. Ya da kötülük yapmak isteyenin kanı heder olur demektir. Birinci anlam daha doğrudur.

Kahramanlık anlamına gelen fiilin başlıca formları قَدْ بَطُلَ الرَّجُلُ بُطُولَةً، صَارَ بَطَلاً şeklinde verilir. بُطِّلَ ifâdesi ise, البَطاَلَةَ nispet ifâde eder. ذَهَبَ دَمُهُ بُطْلاً ifâdesi, kişinin kanının heder olduğunu anlatır.

إِبْطَال ise, bir şeyin bozulması ve bertaraf edilmesi için kullanılır ve bunun hak veya batıl olması fark etmez. Yüce Allah bu anlamda buyurur ki: لِيُحِقَّ الْحَقَّ وَيُبْطِلَ الْبَاطِلَ Amaç, gerçeği yüceltmek ve batılı ortadan kaldırmaktı (8/Enfâl 8). Hiçbir gerçekliği olmayan bir şeyi söyleyenler için de bu fiilin kullanıldığına rastlanmaktadır. Şöyle ki: وَلَئِنْ جِئْتَهُم بِآيَةٍ لَيَقُولَنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا إِنْ أَنتُمْ إِلاَّ مُبْطِلُونَ Onlara bir âyet getirdiğin zaman inkâr edenler: Siz ancak geleneklerinizi iptal edenlerden başkası değilsiniz, derler (30/Rûm 58); وَخَسِرَ هُنَالِكَ الْمُبْطِلُونَ O zaman Allah’ın âyetlerini boşa çıkarmağa çalışanlar, hüsrana uğrarlar (40/Mü’min 78). Yani, bunlar hakkı iptal edenlerdir.

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →