ب د و (BD̃W)
B-d-v
بَدَا الشَّيْءُ بُدُوًّا وَبَدَاءً Bir şeyin apaçık ortaya çıkışını ifâde eden bir fiildir. Allah buyurur ki: وَبَدَا لَهُمْ مِنَ اللَّهِ مَا لَمْ يَكُونُوا يَحْتَسِبُونَ Hiç hesap etmedikleri şeyler, Allah tarafından karşılarına çıkarılmıştır (39/Zümer 47). فَبَدَتْ لَهُمَا سَوْآتُهُمَا Ayıp yerleri ortaya çıktı [ayıp yerlerinin farkına vardılar] (20/Tâhâ 121).
بُدُو bedevilik, حَضَر medenilik’in zıddıdır. Allah buyurur ki: وَجَاء بِكُمْ مِنَ الْبَدْوِ ve sizleri çöl ortasından kaldırıp yanıma getirdi (12/Yûsuf 100) sözünde geçen بَدْو kelimesi بَادِيَة demektir ki, o da, içinde bulunan şeyi apaçık gösteren yer anlamına gelir.
بَادِيَة içinde oturana da بَادٍ denir; şu âyetlerde olduğu gibi: سَوَاءً الْعَاكِفُ فِيهِ وَالْبَادِ Orada oturan da dışarıdan gelen de orada birdir (22/Hac 25);لَوْ أَنَّهُم بَادُونَ فِي اْلاَعْرَابِ çölde bedevilerin yanında olsalardı (33/Ahzâb 20).