ر ي ن (RYN)
R-y-n
رَيْن : Parlak bir şeyin yüzeyinde yükselen pas: كَلا بَلْ رَانَ عَلَى قُلُوبِهِمْ مَا كَانُوا يَكْسِبُونَ : Doğrusu, işledikleri günâhlar kalplerini kaplamış (83/Mutaffifîn 14). Yani işledikleri günâhlar, kalplerinin parlaklığı üzerinde bir pas gibi olmuştur. Dolayısıyla hayrı şerden ayırt edemez oldular. Şair de şöyle der:
قَدْ رَانَ النُّعَاسُ بِهِمْ -206
206- Uyku onları bastı.
رِينَ عَلَى قَلْبِهِ : Kalbinin üzerine pas tutmuş.