ر ق ب (RGB)
R-k-b
رَقَبْتُهُ : Boynuna isabet ettim. رَقَبْتُهُ : Onu korudum. رَقِيب : Koruyan anlamındadır. Bu kelimenin bu anlama gelmesi, ya koruyanın, korunanın boynunu gözetlemesinden veya kendi boynunu yukarıya kaldırmasından dolayıdır. Allah buyurur ki: وَارْتَقِبُوا إِنِّي مَعَكُمْ رَقِيبٌ : Gözetleyin, ben de sizinle beraber gözetliyorum (11/Hûd 93); مَا يَلْفِظُ مِنْ قَوْلٍ إِلاَّ لَدَيْهِ رَقِيبٌ عَتِيدٌ : İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında (onu) gözetleyen, dediklerini zapteden bir melek hazır bulunmasın (50/Kaf 18); لاَ يَرْقُبُونَ فِي مُؤْمِنٍ إِلاَّ وَلاَ ذِمَّةً : Bir mü’min hakkında ne bir yemin gözetirler, ne de bir antlaşma (9/Tevbe 10).
مَرْقَب : Gözcünün üzerinde gözetleme yaptığı yüksek yere denir [nöbetçi kulesi]. Oklarla kumar oynayanları kontrol eden [hakem]e de رَقِيب denir. Kumar oklarının üçüncüsüne de aynı isim verilir. تَرَقَّبَ : Gözlemleyerek sakındı. Şu âyet bu anlamdadır: فَخَرَجَ مِنْهَا خَائِفًا يَتَرَقَّبُ : Musa korka korka, (etrafı) gözetleyerek oradan çıktı (28/Kasas 21).
رَقُوب : Çok fazla çocuğu öldüğü için, (henüz ölmeyen) çocuğunun ölümünü gözetleyen kadına ve türdeşlerinin su içmelerini bekleyip de en sonunda kendisi su içen dişi deveye denir. أَرْقَبْتُ فُلاَنًا هَذِهِ الدَّارَ : Falan kişiye yaşadığı sürece yararlanması için bu evi verdim. Sanki bağışlayan, bağışta bulunduğu kişinin ölümünü beklemektedir. Söz konusu bu bağışa رُقْبَى ve عُمْرَى denir.